Aeden - Azra Kohen


Uzayda başka evrenlerin olabileceğini ve bu evrenlerde başka uygarlıkların yaşıyor olabileceğini düşündünüz mü hiç?  Peki, ya bu varsayım gerçekse ve bizden çok daha gelişmiş olan bu varlıklar bizi sürekli gözlüyorlarsa... 

Azra Kohen işte bu varsayımların gerçekliği üzerine kurguladığı Aeden romanıyla bizi bize anlatıyor. 

Hikayemize göre Sonje ve Numi isimli iki yakın şey Aeden gezegeninden dünyamıza iniş yapıyorlar.  İki yakın şey diyorum çünkü arkadaş-sevgili arasında git geller yaşayan ikili ancak finalde sevgili olmaya çok yaklaşabiliyorlar. Neyse, bu ikili indikleri bu dünyadan tekrar çıkış yapamıyorlar. Bunun üzerine Sonje ve Numi ayrılarak iki koldan Dünya'dan çıkış yolu aramaya başlıyorlar. İnsan formuna göre daha gelişmiş olan bu yaratıklar bir süre sonra dünya'nın karanlık yüzünü fark etmeye başlıyorlar. Ve bizleri tanımlarken insan olmayı başaramadığımız için insansı kelimesini kullanıyorlar. 

Sonje dünya'dan kurtulmanın yolunu ararken, insansıların dünya gezegeninde hayvanları ve doğayı katletmesini hayretler içinde gözlemliyor. Fok balıklarının kafalarına vurularak, balinaların anlamsızca, fil yavrularının dişleri için katledilmelerine dayanamıyor. Buradan gitmeden önce hayvanları kurtarmanın yollarını aramaya başlıyor. Bir süre sonra insansıların internet denilen bir ağ üzerinden haberleştiğini fark ediyor ve internetin derinliklerine dalıyor. Asıl haberleşmenin Deep Web, Dark Web olarak bilinen internetin gizli dünyasında olduğunu görüyor. Bu alemde silah tüccarları ile ilaç sanayisinin iç içe olmasını, organ ticaretini, kavgalı devletlerin gizli gizli yaptıkları anlaşmaları gördükçe dünyanın nasıl bir yer olduğunu çok daha iyi anlamaya başlıyor. 

Numi içinse hayat biraz daha farklıdır. Güzelliği ile insansıların dikkatini çekmeyi başarmış ve ihtişamlı bir hayat yaşamaktadır. Ancak bir süre sonra savaş çocuklarının organ mafyalarının elindeki durumunu görünce başka bir koldan dünyayı kurtarma mücadelesi vermeye başlayacaktır.

Azra Kohen romanında, uzaylı bakışıyla dünyanın kendini yok edişini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Çevresel felaketler daha ön planda olsa da savaş çocukları, kirli ilişkiler, insanın gelişmişliği gibi konularda fazlasıyla doyurucu. Ayrıca ömürlük insan tecrübesine dayanan tespitler de cabası.

Ama yazmadan geçemeyeceğim bir konu var. Kitap altı yüz küsür sayfa ve yaklaşık yüz yirmi sayfalık ilk bölümde neredeyse hiç bir şey anlaşılmıyor. Belki de ben anlayamadım ama  eminim siz de çok zorlanacaksınız. Pes etmeyin lütfen. Yoksa çok şey kaçırırsınız. 

Son söz olarak, popüler kültür alerjisi olan kitap severler, bu kitap için tolerans tanımalısınız. Müthiş ufuk açıcı bir kitap.

Mutlaka okuyun.

Sevgiyle kalın.

Geri dönmüyorlardı! 
Artık niye Dünya'da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı.
Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu!
Nihayet anlamışlardı.
İnsan doğulmaz, insan olunurdu.
Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...
(Tanıtım Bülteninden)
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

14 yorum:

  1. İlk okumaya başladığımda bende çok zorlanmıştım anlamakta. Sonrasında nasıl bitti anlamadım :) Kesinlikle müthiş bir kitap :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) yalnız olmadığımı bilmek çok güzel :))

      Sil
  2. Şu an okumaktayım. İlk 150 sayfada biraz zorlandığımı itiraf edeyim. Hatta çok fazla bilgi verici bile buldum. Ama şu an biraz daha açıldı. Bakalım sonunda ne düşüneceğim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam yerine gelmişsiniz. Şimdi çok daha kolay ve zevk alarak okuyacağınızdan eminim.
      Sonunda ne düşüneceginizi blogunuzda görürüz eminim :)

      Sil
  3. Popüler kültür alerjisi olanlar kategorisine giriyorum ben. Lakin giriş cümlen beni çok cezbetti. Uzay ve uzayda yaşam denilince merakımı cezbetmemesi gibi bir durum beklenemezdi. Belki elimdeki kitaplar bittiğinde, bir ara okumak için bir şans tanıyabilirim. Yazar (yani ben) burada, iki arada bir derede kaldığını söylemek istiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar (yani sen) iki arada bir derede kalma bence. Senin gibi doğaya düşkün birinin bayilmasi lazim bu kitaba.

      Sil
  4. Aeden, şimdiye kadar okuduğum en muhteşem kitap.
    Her blog yazarının, bir kitap yazma hayali vardır diye düşünüyorum.Benim hayalimdeki kitapsa yazıldı.Gerçekleri fantastik bir dille yazmaktı düşüncem.Benim favori kitabım oldu belki bu yüzden.Ama, onun haricinde de verilen bilgi ustalıkla yerleştirilmiş ve tüm detaylar düşünülmüş.Herkesin okumasını dilerim.Teşekkürler tanıtım için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aytül hanim çok güzel hayaliniz varmış peşini birakmayın bence.

      Sil
  5. Kitabın konusu güzel. Mutlaka okuyun dediğinize göre hazır elimdeki bitmişken temin edince okuyayım. Teşekkürler tanıtım için. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okumanızi isterim gerçekten. Teşekkür ederim

      Sil
  6. Azara Kohen'in fi-çi-pi'sini okudum , bunu ise oğlum okudu , çok beğendiğini söyleyemeyeceğim , tabii o kitap onda olduğundan benim de okuyabileceklerim arasında , ne ki son okuduğum kitabından sonra kendisine biraz önyargılı yaklaşıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fi'yi ben de okudum ve on yargını tahmin edebiliyorum. Yine de aslında dunyanın nasıl kurgulanması gerektiğine dair çok güzel öngörüleri var.

      Delikanlı ilk bölüm nedeniyle sevememiştir. Sen şans tanı bence 🤔

      Sil
  7. Ben de popüler kültür kitaplarını sevmeyenlerdenim ayrıca bu sıralar edebi kitaplarda bile beğeni oranım çok düşük o yüzden zorlamayayım:))

    YanıtlaSil