Band of Brothers


Birinci Dünya savaşının sonuçları çok ağır olmuştu. Haritalar değişirken etnik kimliklerden kaynaklanan huzursuzluklar ortaya çıkmış ve yenilen devletler çok ağır bedeller ödemek zorunda kalmıştı. Bu durum Hitler'in başını çektiği Nazi Almanya'sıyla birlikte 1. Dünya Savaşının sonuçlarından memnun kalmayan İtalya ve Japonya'yı yakınlaştırdı. Yakınlaşma sonucunda ise üç devlet "Üçlü Mihver" grubunu kurarak güçlerini birleştirdiler. Almanya'nın işgalci bir politika izleyerek Avusturya ve Çekoslavakya'yı işgal ettikten sonra 1939 yılında Polonya'ya savaş açmasıyla fitil ateşlendi. Mihver grubuna karşı ise Fransa ve İngiltere "Müttefik Devletler" grubunu kurdu. Daha sonra da gruba ABD ve Rusya' nın da katılımıyla 60 ile 65 milyon kişinin öldüğü tahmin edilen, tarihin en kanlı savaşı yaşandı.  


Tarihin en kanlı savaşını anlatan eserlerden biri de Stephen Amrose'nun Band Of Brothers romanıdır. Dilimize Kardeşler Takımı olarak çevrilen eser 2001 yılında Tom Hanks ve Steven Spielberg yapımcılığında 10 bölümlük mini dizi olarak izleyiciyle buluşur. Yüksek bütçesiyle dikkat çeken dizi, izleyicisinin beğenisini kazanmayı başarır. (IMBD Puanı 9.5)


İlk olarak dizi bizleri, ABD Hava Kuvvetlerine bağlı Easy bölüğünün aldığı acemi eğitimine götürür. Buradan Easy bölüğüyle birlikte Market Garden Harekâtı, Normandiya Çıkarması ve Bastogne Savaşına katılarak Hitler'in yanına doğru yol alırız.

Anlattığı olayların vahameti ve gerçekliğinin yanında, her bölümün başında savaşı yaşayan askerlerle yaptığı röportajlarıyla içine çekmeyi başarıyor. Görseller gerçek bir savaştan alınmış kadar acımasız ve abartısız. Hatta belgesel izliyormuş hissi verecek kadar gerçekçi.  Anlatıda savaşı övme de yerme de yok ve olabildiğince tarafsız. Savaşla birlikte duygusallık sıfıra indirgenmiş.


Sonuç olarak içerdiği şiddet nedeniyle diziyi tavsiye ediyorum demek güç. Ama savaş naraları atmadan önce savaşın ne olduğunu anlayamayanlara izletmek gerekir diye düşünüyorum.

Benden bu kadar. Sevgiyle kalın...

Birinci Dünya savaşının sonuçları çok ağır olmuştu. Haritalar değişirken etnik kimliklerden kaynaklanan huzursuzluklar ortaya çıkmış v...

Osmancık - Tarık Buğra


İlk Osmanlı hükümdarı ve kurucusu Osman Bey'den bahsediyoruz. Kendisine Kara Osman, Fahrüddin, Mü'inüddin, Osmancık, I.Osman, Osman Bey ve Osman Han' da denilmiştir. Aslında yaşadığı dönemde genellikle bey ya da emir olarak anılmış, ölümünden sonra ise Han ya da Sultan denmiştir. Bunun nedeni 1258 ile 1324 yılları arasında yaşayan Osmancık'ın ömrünün son dönemlerinde uç beyi olmasından ve kendi adına hutbe okutarak kısmen bağımsızlığını ilan etmesinden kaynaklanıyor. Dışarıdan bakıldığında iki evliliği olduğu ve her ikisinin de siyasi olduğu görülür. İlk evliliğini Selçuklu veziri Abdülaziz beyin kızı Mal Hatunla yapıyor. İkinci evliliğini ise Şeyh Edebali'nın kızı Rabia Bala Hatunla yaparak siyasi gücünü iyice artırıyor. 

Osmancık'ın Söğüt bölgesinde gücünü iyice artırması Bizans'ı oldukça rahatsız ediyor. Bizanslılar 1299 yılında bir düğün sırasında bizim Osman'a tuzak kurarlar. Bu tuzağa karşılık veren Osman ise Yarhisar ve Bilecik'i alarak Beyliğinin merkezini Bilecik'e taşır. İşte bu tarih Osmanlı devletinin kuruluşu kabul edilir.


Tarık Buğra ise yukarıda kısaca bahsettiğim Osman Bey'in hayatını efsanevi bir masal kahramanından bahsedermiş gibi anlatıyor. Yaşadığı sıkıntıları, zorlukları, anlaşmazlıkları, hırsı ve aldığı kararlardaki tutumu gerçek olamayacak kadar ulvi bir Osmancık çıkarıyor karşımıza. Ancak küçük kardeş olmasına rağmen bey olması ve amcasını bir savaşta öldürecek kadar gözünü karartması aslında yaşamının o kadar da toz pembe olmadığı hissini uyandırdı bende. 

Tüm bu gerçekçilikten uzak ya da yabancısı olduğum tarih anlatımına rağmen betimlemeleri çok iyiydi. Belki de ilk kez bu kadar net gözümde canlandırabildim Osman Bey'i. Asabiyetiyle, hırsıyla, tuttuğunu koparan azmiyle, babasının yol arkadaşlarına ve özellikle kadınlara olan saygısıyla, adalete olan düşkünlüğüyle ete kemiğe büründü adeta. 

Son olarak az çok hepimizin bildiği geçmişimizi, okuması kolay ve masalsı bir anlatımla okumak isterseniz tam size göre bir kitap. 

Keyifli okumalar...

"Osmanlı'nın sırrı nedir" sorusunun cevabını arayan yazarın Osmanlı kuruluş döneminin dinamiklerini ve felsefesini bugünkü dille inşa ettiği romandır. Duvarları süsleyen "Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana; suçlama bizde, katlanma sende; bundan böyle, yanılgı bize, hoş görmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar, anlaşmazlıklar, çatışmalar bize, adalet sana; kötü göz bize, şom ağız bize, haksız yorum bize, bağışlama sana. Ey Osmancık bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana; üşengenlik bize, gayret sana; uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak şevklendirmek, gayretlendirmek sana" gibi sözler bu kitabın eseridir.

Sayfa Sayısı: 376

İlk Osmanlı hükümdarı ve kurucusu Osman Bey'den bahsediyoruz. Kendisine Kara Osman, Fahrüddin, Mü'inüddin, Osmancık, I.Osman, ...

Black Mirror Tercihli Son Bölümüyle Yayımlandı.


Black Mirror dizisini izleyenler bilir, izlemeyenlerse buradan fikir sahibi olabilirler. Aman ben üşenirim, sağa sola tıklatma, ne diyeceksen deyiver diyenler içinse kısa bir özet geçelim. Black Mirror özetin özeti haliyle, yaklaşık bir - bir buçuk saatlik bölümler halinde yayımlanan, her bölüm tüm oyuncularının değiştiği, geleceğe dönük öngörülerin bulunduğu filmler bütünü olarak anlatılabilir.

Dizi Bandersnatch isimli 5. sezon ilk bölümüyle izleyicisinin karşısına çıktı. Bölüm, konusundan ya da görsellerinden çok seyir sırasında izleyiciye tercihli senaryo sunmasıyla dikkati çekti. Biraz netflix reklamı koksa da izleyici başrole yön vermeyi sevmiş gibi duruyor. 


Önceden yazılmış senaryo ile izleyicinin filme interaktif katılımını sağlamak ne kadar mümkün olabilir sorusu akıllara takıldı. Bir kısım izleyici gerçek hayatta da tercihlerimizin aslında kendi isteklerimiz olmadığını, filmin asıl anlatımının bu olduğunu savunurken, benim de dahil olduğum bir çok kişi bunun çokta etkileyici olmadığı görüşünde. Sonuçta bir bilgisayar oyunu kadar özgürlük alanımız yok ama olaya bu kadar da kötümser bakmayalım. Dizi sektörünün gelişimi için denenmiş güzel bir adım olarak görelim.


İçerik olarak fazlasıyla durağan bulduğum bölüm random seçimlerle yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Yok ben bütün sonları izlemek istiyorum diyorsanız dört buçuk saat kadar bir zaman ayırmanız gerekebilir. Bölümün tercihli sonlarını, daha doğrusu izleyebileceğiniz soy ağacını aşağıdaki şekilde görüyorsunuz. Filmi izlediyseniz irdeleyebilirsiniz ama izlemediyseniz fazla kurcalayıp sürprizini kaçırmayın derim. 


Son olarak tercihli bölüm fikri internet dizi film sitelerini de hazırlıksız yakalamış gibi duruyor. Youtube tarzında, tıkla izle mantığındaki siteler şimdilik afalladılar. Bakalım onlar nasıl bir çözüm bulacak...

Herkese hayal ettiği gibi bir yıl geçirmesi dileğimle...

İyi seyirler...

Black Mirror dizisini izleyenler bilir, izlemeyenlerse buradan fikir sahibi olabilirler. Aman ben üşenirim, sağa sola tıklatma, ne di...