Ey Dünya İnsanları Hepiniz Türksünüz



Ne kadar iddialı bir kitap adı değil mi? Kitabı gördüğümde ilk aklıma gelen düşünce bu olmuştu. Sonra yazarı dikkatimi çekti. Ben bir Türk yazar beklerken aslen Amerikalı olan Gene D. Matlock ile karşılaştım. Yazar Amerikalı  olmasına rağmen eşinin peşinden Meksikalara kadar giden, eşinin ölümünden sonrada ruhunun hep yanında olduğuna ve kendisine destek verdiğine inanan enteresan bir kişilik. Bu inançla tamam artık diyor ve insanlık için araştırmalar yapmaya başlıyor. Araştırmadım ama kitabın içeriğinde aralara serpiştirdiği bilgilerden öğretmen emeklisi olduğunu ve aslında saygın biri olmasına rağmen bu kitapla birlikte güvenilirliğini yitirdiğini anladım. Öyle ya, bu kadar uçuk bir iddiayı ortaya atmakta kolay iş değil. Yine de yazar kendi dünyasında ve kimseyi umursamıyor hatta anlaşılamamaktan bile korkmuyor. Ben haklıyım, araştırırsanız siz de bu sonuca ulaşacaksınız özgüvenine sahip.


Yazar, tarihçi ya da dil bilimci değil. Bir anda kafasına dank eder tarzda araştırmaya başlayan bir alaylı. İnsanlık için faydalı olmak isterken "Kayıp Bir Uygarlığın Sırları Dünyayı Nasıl Değiştirebilir" çıkmazına saplanıyor. Bu kayıp uygarlığın Türk medeniyeti olduğunu ve özüne dönmesi halinde dünyayı kurtarabileceğine inanıyor. Öze dönmeyi istemek aslında en yalın ve temiz halden uzaklaştığımızı vurgulamaktır. Öze dönmeyi medeniyet, din ya da yaşam tarzı olarak sınırlamayın. Yazar her anlamda öze dönmekten bahsediyor. 


İnsanlığın atası olarak bilinen Krishtayalar, Aryanlar veya Panchala ırklarının Türk asıllı olduklarını, tüm medeniyetlerin ve inançların bu ırkların kültürlerinden oluştuğunu öne sürüyor. Türklerin soylu bir ırk olduğunu söylemesinin yanında asıl amacının Türkleri yüceltmek olmadığı, tüm insanlığın aynı medeniyetin ve inançların türevlerinden oluştuğunu vurgulamaya çalıştığı anlaşılıyor. Bunun için yoğun bir şekilde Türk asıllı Rus yazar Murad Adji'nin çalışmalarına atıf yapıyor. Ama asıl kaynaklarını kelimelerin kökeni, efsanelerin ve dini ritüllerin benzerliği oluşturuyor. Adem'in cennetten kovulması, Nuh tufanı gibi anlatıların bir çok toplumda isimlerin benzerliğine kadar aynı olduğu vurgusunu yapıyor. Kendisi Katolik bir Hristiyan olmasına rağmen dininin kökenlerini Türklerin Gök Tanrı inancına dayandığını savunuyor. Bu nedenle gerek Hinduizm gerekse Hristiyanlık gibi inançların özünde aynı olduğunu savunuyor. Bu nedenle misyonerlik faaliyetinin saçma olduğu, aslında her dinin aynı kökten geldiği sonucuna varıyor. Burada dip not olarak yazarın İslam dini hakkında çok fazla bilgisi olmadığını belirtmeliyim. Çünkü bir kaç yerde ruhban sınıfının saçmalığını anlatırken İslamda ruhban sınıfı varmış gibi algıladığı çıkarımında bulundum. 

Yazar kelimelerin kökenleri, efsaneler ve inanç ritüellerinden konuyu Türklere bağladıktan sonra sıkı sıkıya reenkarnasyona sarılıyor. İsa peygamberin aslında çok çok eskiden tanrı olarak yaşadığı, sonra kendi zamanında tekrar tanrının oğlu olarak geldiği ve çarmıha gerildikten sonra yine dönerek Hindistan da yaşamaya devam ettiği iddiasına sahip. Bu iddiasını da bazı görsellerle desteklemiş .


Yazar Nuh tufanının insanlık için dönüm noktası olduğu inancında. Tufandan önce 900 ile 1300 yıl arasında olan insan ömrünün tufandan sonra 130 yıla kadar düştüğünü savunuyor. Bunun nedenini ise eski insanların yaşam ve tedavi koşullarına bağlıyor. Her şeyin merkezi güneş diyor yazar. Hatta tanrı bile güneşin merkezinde. O eski insanlar güneş ışınlarıyla tedavi oluyorlardı ve bütün hastalıkları yenebiliyorlardı. Yaşamın kaynağını fark etmişlerdi. Bu gün bile güneşin doğuşu sırasında güneşe yönünüzü dönüp ellerinizi yana açarsanız hastalıklarınızdan kurtulabilirsinizi savunuyor. 


Kitap 328 sayfadan oluşuyor ve iddialar biraz uçuk. Okurun kitabı tam anlamıyla irdeleyebilmesi için en azından dil bilimine meraklı olması gerekir. Ancak şunu da belirtmeliyim ki yazar bu iddialarında yalnız değil. Haluk Tarcan, Kazım Mirşan gibi değerli araştırmacıların Türklüğün kökeni üzerine yaptığı çalışmalar ve ortaya çıkan Öntürkler (Prototürkler) gibi kavramlar da benzer bir paralelde ilerliyor.

Sonuç olarak konunun ilgilileri için ilginç bir kitap. Ama kelimeler ve kökenlerinin ayrıntılı anlatımıyla olsa gerek hızla okunabilecek bir kitap değil...

Sevgiyle kalın...
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

16 yorum:

  1. Yazarın turklukten kastı herkesin aynı yerden geldiğini söylemeye Çalışıyor yani mantıkli güzel yazı 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de öyledir diye düşünuyordum ama değil. Ilk insan Adem özelinde değil daha çok Nuh peygamber ve çocuklarından yola çıkıyor. Üç çocuğunun da Türk oldugunu iddia ediyor. Teşekkür ederim

      Sil
  2. Bence de mantıklı, Atatürk bu konuda araştırma yaptırmış ve Sinan meydan kitap haline getirmiş bunu. Kayıp kıta mu kitapları bu amaçla basılmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç duymamıstım. Hatta bu konuda bu kadar çok araştirma yapılmış olmasına bile şaşırdım. Verdiğin bilgi için de teşekkür ederim Yüreğimin İklimi

      Sil
  3. Blogunuzu yeni keşfettim ve sizi izlemeye aldım :) Sizi de bloguma bekliyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geri dönüş yaptım Selen. Umarım uzun yıllar keyif alarak yazarsın.

      Sil
  4. Bu konuda tezler var.Ama Varsayımdan öteye geçmiyor.
    Firkirdir saygı duyuyorum.
    Okumak da yarar var.
    Tanıtım için teşekkür ederim.
    Kitabı not aldım..
    Okuyacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuyu gerçek anlamda ıspatlamak imkansız gibi duruyor zaten. Yani milattan önce yaşananları nerden bileceksin ki. Benim kafa karışık 😁

      Sil
  5. Ben de blogunuzu yeni keşfettim ve izlemeye aldım. Yazılarınız çok ilgi çekici. Yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bu arada blogunuz var mı bilmiyorum ama ben bulamadım. Varsa adresini yazarsanız güzel olur :)

      Sil
  6. Paylaşımlarınızı severek takip etmeye çalışıyorum daha nice paylaşımlarınız olur inşaallah...Sıkılmadan dirayetle :)...Selam ve Dua ile...

    Selam ziyareti :)

    YanıtlaSil
  7. Bu tez doğru da olsa olur olmasa da ama geldiğimiz noktada herhangi biri Türk olmak ister mi emin değilim:( Ama ilginç bir kitapmış, elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olaya farklı bir yönden bakmışsınız... cevap veremedim :)

      Sil
  8. Enteresanmis not alayim 😊

    YanıtlaSil