18 Kasım 2013

Ve dağlar yankılandı

Khaled Hosseını - Halit Hüseyni. Adam Tacik asıllı Afganistanın başkenti Kabil de doğmuş Amerikalı yazar. Üstelik İran asıllı Amerikalı bir eşi var. Adamın hayat skalasının genişliğine bakarmısın. Bu adam roman yazmasın da ben mi yazayım yani.

Ben okumadım ama genel yorumlardan yazarın Uçurtma Avcısı romanının daha etkili olduğu yönünde. Dolayısıyla o kitapta okuma listesine eklendi. Kısaca romanından bahsedeyim. Afganistan ın Şadbağ kasabasında oldukça zor şartlarda yaşayan bir ailenin çocukları olan ve birbirini tutkuyla seven Abdullah ile Peri nin hikayesiyle başlıyor. Özellikle kitabın daha başında babanın çocuklarına anlattığı hikaye okuyucuya ilk darbeyi vuruyor. Artık kitabı isteseniz de bırakamıyorsunuz. Abdullah ve Peri nin Afgan çöllerinde ayrılmasıyla hikaye dallara ayrılıyor. Her dalda ayrı bir hikaye, her hikayede ayrı bir dünya ayrı bir ömür; Çocukların annesi ve kuma gelen annenin kardeşi -üvey anne-, dayı, dayının hizmet ettiği ev, sözünde duramayan doktor, yardım gönüllüleri ve çok daha fazlası... Afganistan çöllerinden Paris e, San fransisco ya götürüp gezdiren hikayeler bütünü.

Yazar 'Bir koro gibi, çok sesli sunum,roman yazarken bu sesleri duydum sanki' demiş. Aynen çok sesli koro gibi. 

Tüm bunların yanında kendiniz vermeden okursanız zorlanabileceğiniz, hayal gücünü zorlayan bir kitap. Roman okumayı seviyorsanız mutlaka okumalısınız.

16 Kasım 2013

Tor Browser Nedir?

Tüm dünyada etkin olan ama özellikle de ülkemizde paranoya haline dönüşmüş bir durum var. Takip edilme - izlenme kaygısı. Bunun yanında beklenmedik zamanlarda beklenmedik sitelere ulaşım yasağı (Youtube olduğu gibi) geldiği dönemleride göz önünde bulundurunca insan farklı arayışlar peşine giriyor. Ben Tor Browser (Tor Project) in varlığını bir hack sitesinde Co admin (Ne demekse :) ) olan TEKTÜRK ün sayesinde farkettim. İlave olarak kendim de bir araştırma yaptım.

Sistem öncelikle ABD Deniz Kuvvetleri için düşünülmüş ve ABD Deniz Araştırma Laboratuvarı Soğan Yönlendirme Projesi olarak Türkçeye çevrilmiştir. Soğan ne alaka bende bilmiyorum ama logoda da kullanılmış.

Efendiler sistem tam olarak şöyle işliyor. Avrupa ve Amerika da bulunan Tor sunucuları sizin yerinize bağlanmak istediğiniz Web sitesine bağlanarak sizin önünüze getiriyor. Sistemden çıkış yapan çok fazla bilgisayar olduğu için sizin IP nizin tespiti oldukça zor olmaktadır. Ayrıca sanal kanallardan bağlantı sağlandığı içinde bir nevi hayalet kullanıcı durumuna düşüyorsunuz. Böylece bağlandığınız site sizi farklı bir kullanıcı olarak alğılıyor.

Nasıl Yüklerim, Nasıl Kullanırım?

Öncelikle indirmek için bu siteye tıklıyoruz


Açılan sitedeki download bölümünden (kırmızı çerçeveli) browseri indiriyoruz. Bilgisayarımıza inen dosyayı açıyoruz.


Dosyayı açtıgımızda genel ayarlarıyla browserin Mozilla Firefox altyapısını kullandığını görüyoruz. Ancak bu zorunluluk değil. İstenirse gerekli ayarlamalar yapılarak farklı tarayıcılarla da kullanılabilir. Açtığımız dosyadan Start Tor Browser yazan bölüme tıklıyoruz.



Karşımızda tebrikler yazılı ekrandaki sayfayı gördüysek bu işi başardık demektir. Gördüğümüz gibi sistem bize bir IP adresi atadı. Bu bizim sanalda gezinirken görüneceğimiz adres ve bizimle alakası yok. Ip adresinizi sorguladığınızda farklı bir ülke çıktığını göreceksiniz.

Daha ayrıntılı bilgi için https://www.torproject.org/about/overview.html.en adresini ziyeret edebilirsiniz.

NOT 1: Browser dosyası flash belleklerde de çalışabiliyor, bilgisayarınıza indirme zorunluluğu yok.

NOT 2: Hacker arkadaşlara not: Bu broweseri kullanır her haltı yerim diye düşünmeyin. Sizin için yeterli olmaz. Daha ileriki seviye için VPN konusunu araştırmalısınız.

13 Kasım 2013

Ben Böyleyim // That's What I am

Ülke          :ABD
Yönetmen      :Michael Pavone
Tür           :Komedi - Dram
İmdb Puanı    :6,8

Hikaye bizdeki karşılığı ortaokul olan bir okulda geçiyor. Okulda inek olarak tabir edilen zeki ve tipsiz öğrenciler dışlanmışlığın verdiği etkiyle okul bahçesinde diğer öğrenciler tarafından inek köşesi olarak tanımlanan bir köşe ye çekilmişlerdir. Yalnız yaşayan ve mesleğini severek yapan Simon ise oldukça başarılı ve ödül almış bir öğretmendir. Simon öğrencilerine ikişer gruplara ayırır dönem ödevi olarak istedikleri bir konuda makale yazmalarını ister. Simon bu eşleştirmede içine kapanık Andy i kızıl saçlı, büyük kulaklı, inek-ucube olan Büyük G lakaplı bir çocukla eşleştirir. Film sonunda Andy ve Büyük G ödevlerini tüm sınıf gibi başarıyla tamamlarken aynı zamanda da Andy in hayran olduğu ve okulda herkesle öpüşmesiyle ünlenen Mary arasında da bir ilişki başlar.

Hollywood bunu gerçekten çok iyi yapıyor. Tolerans kelimesiyle sizden farklı olan insanların istedikleri gibi yaşamalarına izin vermenin, farklı yaşam tarzlarına sahip insanları sevmek zorunda olmak anlamı taşımadığı çok güzel açıklanmış. Siyah yada sarı olmanın, insanların tiplerinin veya cinsel tercihlerinin dışlanma sebebi olamayacağı, kendine güven sorunu olan çocuklar ve okul-aile-öğrenci ilişkileri üzerinde durulmuş. 

Ben filmi Türkçe dublajlı izledim. Sanki bütün karakterleri tek bir adam seslendiriyormuş hissi yarattı ve hiç sevmedim. (tabiki öyle değil)Orijinal dilinde izlemek sanırım daha etkileyici olur.

Dram-Komedi türü severlerin sıkılmadan izleyebileceği aksiyon severler için durağan bir film. Benim fikrim; izleyin arşivinizde bulunsun...


10 Kasım 2013

Sizce Tema Kendi Tasarımım Sayılır mı?


Kullanmış olduğum temanın ilk hali bu tema. Temayı ela alan bloghocam tema üzerinde düzenlemeler yaparak Semantit Blogger tema adıyla yayınladı.


Ücretsiz olan bu temayı bir süre kullandıktan sonra bende üzerinde değişiklikler yaptım. Bu değişiklikler daha çok konu paylaşım butonlarının değiştirlmesi ve çizgilerin kalınlaştırmasıyla başladı. Ancak özellikle üst menüdeki hoşnutsuzluğum beni yeni arayışlara yöneltti.


Özellikle üst menü aradığım dönemde bu blogu gördüm. Beni çok uğraştırsada üst menüyü almayı başardım.



Yine benim için zorlayıcı olan bir uğraşla bu temanın da renklerini ve sayfa numaralandırmasını aldım. Sonuç olarak;


ortaya şu anda da kullandığım bu tema çıktı. Bunun üzerinde de yorum ikonu gibi küçük değişiklikler yaptım. Kullandığım temayı paylaşmayı düşünüyorum.

Soru: Sizce son tema kendi tasarımım sayılır mı? Kendi adımla paylaşmam etik mi?

8 Kasım 2013

Purnima Blogger Teması


Kendi blogger temamı düzenlemek için yaptığım araştırmalar sırasında gördüm. Eger kullandığım tema için bu kadar çok emek sarfetmemiş olsaydım kesinlikle kullanırdım. Yine de kendi temamı da düzenlerken bu temadan da büyük oranda faydalandım.

Hemen kısaca özelliklerinden bahsedeyim. Öncelikle üst menü ve üst menünün sağ tarafında bulunan arama ve takip özelliği etkileyici. Ayrıca zevk meselesi olsa da renk uyumunu çok sevdim.



Google Plus Rozetini Bloggere Ekleme

S.A

Daha önce google plus profilimi blogger a eklemek için HTML/javascript eklentisine kod eklemek yoluyla yapmıştım. Ancak bu olay (sanırım yeni bir eklenti) için blogger da gadget varmış.  Basit ama belki yeni blogger kullanıcılarının işine yarar düşüncesiyle hemen resimlerle anlatayım...

İlk olarak Blogger yönetim panelinden Yerleşim e geliyoruz ve Gadget ekleyi tıklıyoruz.



Daha sonra aşağıdaki resimde gördüğümüz Google+Rozeti yazan gadgeti seçiyoruz.


Açılan sayfadan ön izlemeyi de kullanarak istediğiniz ayarları rahatlıkla yapabilirsiniz.


Gerekli ayarları yaptıktan sonra kaydedip oluşturduğumuz gadget i temamızın uygun yerine yerleştiriyoruz.

Selametle... 

4 Kasım 2013

Son Aşk // Bu Nasıl Aile!

Bu hafta sonunu  hazır evde yalnızken işte yok, fırsat bu fırsat tarzında iki film izleyerek geçirdim. İzlediğim her iki filmde kayda değerdi. Bu nedenle hemen blogumuza kaydını gerçekleştirdim.

İlk film Last Love yani son aşk. Drama türünde. Özetle eşini çok seven İhtiyar Matthew Morgan eşinin ölümünden sonra Pariste yalnız yaşamaya başlar. Günün birinde belediye otobüsünde genç çaca hocası Pauline ile karşılaşır. Çocuklarıyla arası iyi olmayan Matthew ile kendisine düzenli bir hayat kuramayan Pauline nin birbirlerine yaklaşmasıyla bir ilişkinin içine girerler. Burada keselim, bu kez filmi anlatmak istemiyorum.

Benim asıl söylemek istediğim şu başroldeki adam Michael Caine yi daha önce de bir çok filmde izlemiştim. Ama bu filmdeki rolü cuk oturmuş üzerine. Özellikle de drama filmlerini sevenlerin filmden ve adamdan etkilenmemesi mümkün değil. 

Fimdeki konunu yanında bir  şey daha dikkatimi çekti. Parisin reklamı. Bir çok sahnede eyfel kuleli manzaralara bittim. İzlediğim paris tam bir hayal şehri.  Fragmandaki şehre lütfen dikkat, eminim söylemek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Beklentinizi yüksek tutmak istemem ama drama türü seviyorsanız kaçırmayın, izleyin derim.





İkinci izlediğim Bu Nasıl Aile ise tam bir komedi filmi. Filmden bahsetmeden bir uyarı yapayım. Aile olarak izlemeyi düşünüyorsanız özellikle ilk bölümlerde striptiz sahneleri var ona göre :) 

Hemen konusundan da bahsedeyim kısaca. Davit Burke adında mahalle uyuşturucu satıcısı vardır. Bide bunlara torbacı deniyor. Birgün yolda üç genç tarafından parası ve malları çalınınca mallarını aldığı büyük patrona borcunu ödeyemiyor. Patronun zorunlu iş teklifi üzerine sınırdan uyuşturucu kaçırmak zorunda kalıyor. Adamımız sınırdaki polislerin mulayim aileleri aramadığı düşüncesiyle hemen işe koyulur ve striptizci komşusu Rose, müşterisi piercin küpeli Kenny ve saf çocuk Casey ile birlikte çakma Millers ailesi olarak yola çıkarlar. Bu aykırı aile ilk iş olarak dış görünüşlerini adam ederler ve macera başlar.

Uzun zamandır bu kadar kaliteli komedi izlememiştim. Herşeyden önce mimik ve tavırlarında aşırılık yok. Sizi güldürebilmek için debelenmiyorlar. Yalnız filmde bir yere takıldım. Aktörlerimizin yolculuğu sırasında karavanları bozuluyor ve başka bir karavanla bozuk olan karavanı çekiyorlar. Ancak herkes çeken karavanın içerisinde. Teknik olarak kullanıcı olmadan çekilen karavanın öndekini takip etmesi mümkün değil.

İki filmden çıkardığım sonuç; bizim sinemamızla aralarında özellikle oyunculuk konusunda siklet farkı var.



1 Kasım 2013

Üst Menü Yapma Programı- CSS3 Menü


S.A

Program kendi blogunu tasarlamak yada blogunu düzenlemek isteyenler için bulunmaz bir nimet. Kısıtlamalı üçretsiz sürümü ve ücretli tam sürüm olarak paylaşılıyor. Ben ücretsiz versiyonunu kurup denedim.

           
Öncelikle kendi içerisinde kayıtlı menüler var. İsterseniz yan menü isterseniz üst menü olarak düzenleyebilirsiniz. Her bölüm için çeşitli büyüklüklerde ikonlar mevcut ama benim için yetersiz diyorsanız ikon yüklemenize izin veriyor. Bunun yanında çalışmanızı tamamladıktan sonra blogunuza eklemeden önce kendi bilgisayarınızda ön izleme yaparak kontrol edebilirsiniz. Çalışmanızın ikonlarını, style dosyasını ve index kodlarını dosya olarak bilgisayarınıza kaydediyor. Programı anladıktan sonra dakikalar içerisinde üst menü tasarlayabilirsiniz. 


Blogumda şu an kullandığım menü bu programla tasarladım. Buna dayanarak iki uyarı yapmalıyım. Birincisi üst menüde açılır alt kategori oluşturduysanız mobilden giren kullanıcılar için görüntü kayıyor. Açılır alt kategorileride digerlerinin yanına koyuyor, haliyle görüntü bozuluyor. İkincisi kategorilere ikon eklediyseniz ikonları nete yüklemeli ve url baglantılarını üst menü kodlarına eklemelisiniz. 



Nasıl kullanıldığını daha iyi anlamak için 10 dakikanızı ayırın bence...






http://www.youtube.com/watch?v=JT-NMOrxiBA




Ücretsiz versiyonu isim ve mail adresi yazarak indirebilirsiniz...

İndirme linki : http://css3menu.com/css3menu-setup.zip

Selametle...