Benim Üniversitelerim - Maksim Gorki


Rus edebiyatı ile ayrı dünyaların insanı olduğumu bu kitap sayesinde yine yeni yeniden anlamış oldum. Lakin başladığımız işi bitirmeden bırakmak bende pes etmişlik duygusu yaratıyor ve inanılmaz huzursuz ediyor azizim. Bazı kitapları sevemeden bitirmelerimiz hep bu yüzdendir.

Neyse... Benim Üniversitelerim, Maksim Gorki' nin otobiyografisini anlattığı Çocukluğum ve Ekmeğimi Kazanırken üçlemesinin son kitabı. Üçlemeyi 1913 - 1923 yılları arasında yazarak tamamlamış. 

İş Bankası yayınlarının kitabı 168 sayfadan oluşuyor. Maksim Gorki'nin hayatta tutunma çabası ve iç dünyasına ışık tutuyor. Gorki, o dönemde kendisiyle beraber hayatta tutunma çabasında olan ve etkileşimde bulunduğu gerçek kişileri üniversiteleri olarak tanımlıyor. Bu kişilerde genellikle toplumdan dışlanan ve sefalet içinde yaşayan insanlardan oluşuyor. Sık sık müljik dediği Rus köylüsünün sefaletini ve devrimci fikirlerini okuyucusuna aktarıyor.

Gorki'nin otobiyografisinde anlattığı insanların sonraki eserlerinde de etkisinin görüldüğü söylenir. Bu nedenle yazarın otobiyografisinde onunla beraber zorlu bir yolculuk yapan okurun da etkileneceği vurgulanır. Ama eserin yayımlandığı tarihe yani 1913 - 1923 yılları arasında dünya tarihine baktığınızda, neredeyse her yerde bu sefaleti görebilirsiniz. Yani 1. Dünya savaşının ortasında bal kaymak kahvaltı yapan insan, hele ki köylü görmek imkansız olsa gerek.   

Son söz olarak Modern Klasikler içinde yerini almış bir kitap hakkında fazlaca burun kıvırdığımın da farkındayım. Kitabı anlayamamış olma endişesi de taşıyorum elbette. Belki de doğru zamanda okumadım. Siz bunların hepsini göz önünde bulundurursunuz artık.

Sevgiler...

Tanıtım Bülteninden
Benim Üniversitelerim, Gorki’nin Çocukluğum’ la başlayıp Ekmeğimi Kazanırken’ le devam eden ve Rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biri olarak kabul edilen üçlemesinin son kitabıdır. Gorki’nin üniversiteleri, ona kendi hayatlarının acımasız gerçekliğini öğreten gerçek insanlardır… Toplum dışına itilmiş yersiz yurtsuz aylaklar ve serserilerdir… Açlığı, zulmü ve baskıyı; devlet ve kiliseyle ilişkilerini sorgulayan devrimcilerdir… Kürek mahkûmları gibi sürekli çalışan, hayatlarını aklın rehberliğinde yaşamak isteyenlere düşman olan mujiklerdir…
Devrime yol açan fikirlerin filizlenmeye başladığı bir dönemde yazarın sosyal çevresini bu kesimlerden insanlar oluşturur. Çocukluğundan itibaren yazgısı olan sefil ve hoyrat gerçekliği daha güzel, daha insani bir hayata dönüştürme çabasındaki Gorki, Rus toplumunun devrim öncesindeki umutlarının cisimleşmiş halidir adeta.
MAKSİM GORKİ (1868-1936): Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olan yazar, Nijni Novgorod’da doğdu. Edebiyatta sosyalist gerçekçi yaklaşımın öncüsü kabul edilir. Küçüklüğü Astrahan’da geçti. Beş yaşındayken babası ölüp, annesi
yeniden evlenince Nijni Novgorod’a dönerek, orada anneanne ve dedesi tarafından büyütüldü. Dedesinin zoruyla
sekiz yaşında çalışmaya başladı. İlk romanı Foma Gordeyev 1899’da, Rus devrimci hareketine adadığı Ana adlı romanı ise 1906’da yayımlandı. 1906’da Rusya’dan ayrılarak, yedi yıl boyunca siyasi sürgün yaşamı sürdü. 1921-28 yılları arasında İtalya’da yaşayan Gorki, 1929’da kesin olarak SSCB’ye döndü ve ölümüne dek orada yaşadı. Yazarın önemli yapıtları arasında, 1913-23 yılları arasında yayımladığı Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim
Üniversitelerim’den oluşan üçlemesiyle, Küçük Burjuvalar (1901), Tolstoy’dan Anılar (1919) ve Artamonovlar (1925) sayılabilir.
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

8 yorum:

  1. Bu kitabı okumadım.Yazıldığı dönemin şartlarını göz önüne alarak okuyabilirim ilerleyen zamanlarda.Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim güzel yorumunuz için :)

      Sil
  2. Rus edebiyatı sever , klasiklere bayılırım . Fakat şöyle bir durum var bu yeni baskıları herkes severken ben bir türlü sevemiyorum , halk kütüphanesinden , yıllar önce , sapsarı sayfaları olan ve ciltli halleriyle okuduğumda daha mı çok seviyordum ne , şimdi böyle kapaklar falan , yani ben de ayrı bir cinsim işte :D bitirmeniz iyi ama , fikir edinmiş olursunuz en azından ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim sorunum kitabın sayfalarında filan değil. Anlatılar hep bana eğreti geliyor, içselleştiremiyorum. Botoxlu yüzler gibi donuk geliyor, duygu geçmiyor bana.

      İkinci el kitaplar konusundaki fikirlerinize katılıyorum. Daha önce birilerinin okuduğu satırları okurken sizinle aynı duyguları yaşamış insanların olduğunu düşünmek heyecan verici. Hele satırların altını çizip okumayı bıraktığı yerde sayfanın köşesini kıvırmışsa... :D

      Sil
  3. Bu aralar elimde bir klasik sürünüyorum döndürseler beni adlı mümtaz eseri söylemiş olayım :) Bu iğrenç şarkının sadece bu kısmını biliyorum :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürünme ya bırak o kitabı yenisine başla 😁

      Sil
    2. başladık bitirmeye çalışsam kesin içimde uyuşukgiller var sayın özer

      Sil
    3. Öyle bir tutukluk oluyor bazen Mayıs. Çabuk atlatmaya bak 😉

      Sil