The Affair

Bir Amerikan dizisini daha bu gün itibarıyla bitirmiş bulunuyorum. The Affair ilk bölümü 2014 yılında yayımlanmış, üç sezondan oluşan ve her bölüm yaklaşık olarak 60 dakika süren bir dizi. Dilimize çevrildiğinde "mesele" anlamına geliyor ama bizim televizyon kanallarında yayımlanacak olsa, içeriği karşılayan başka bir isim bulunurdu diye düşünüyorum.


The Affair'i yüzeysel olarak anlatmak onu flaşh tv dizilerine benzetmenize neden olacaktır. Bu nedenle kadın erkek ilişkileri üzerine kurgulanmış diziyi irdelerken, karakterlerin üzerine yoğunlaşmak daha anlamlı olacaktır. Çünkü herkes evlenebilir, herkes hayat mücadelesi verebilir, hatta herkes eşini aldatabilir ama herkes hayata aynı pencereden bakamaz. İşte bütün mesele bu.


Dizi, öğretmen ve ikinci sınıf bir yazar olan Noah, eşi Helen, bir tatil kasabasında barmenlik yapan Alison ve eşi Coleun dörtlüsünün gözünden, yozlaşmanın sıradanlaştığı hayatları izlettiriyor. İlk sezon sakin kafayla kitabını yazmak isteyen Noah'ın ailesi ile birlikte, eşinin babasına ait tatil kasabasındaki bir eve gitmesiyle başlıyor. Burada Noah ile Alison arasında yakınlaşma ve sonrasında da ilişki başlıyor. Üç sezon boyunca da ilişkiler karmakarışık bir hal alıyor. Terk edilen eşlere geri dönmeler, sonra yeniden terk etmeler, yeni sevgili bulmalar, "yok bunu da beğenmedim başkasına geçeyimler" havada uçuşuyor. Bu arada yazar Noah, Alison'la yaşadığı ilişkiyi tüm ayrıntılarıyla romanlaştırarak bir kitap çıkarıyor ve popülaritenin zirvesini yaşıyor. 


Dizinin müzikal ve görsel anlamda etkileyici olduğunu söylemek mümkün değil. Vurucu kısım olaylara bakış açılarında. Bir saatlik olan her bölüm iki kısımdan oluşuyor ve aynı olayları hem kadın hem de erkeğin gözünden irdeliyoruz. İlk bölümlerde Noah ile Alison'un arasındaki yakınlaşmanın her iki taraf arasında da farklı anlaşılması tam bir aydınlanma gerekçesi. Bu farklı bakış açılarıyla kadına bak bana asılıyor ile adama bak bana sulanıyor'un kapışmasından yeni bir aşk doğuyor. Sonrasında yaşanan tüm o evlenmeler, boşanmalar, mahkeme süreçleri hep bu kadın erkek farkıyla izleyiciye sunuluyor. Sonuç olarak dışarıdan bakıldığında absürt ve ahlaksızca gelen olaylar karakterlerin gözüyle irdelendiğinde "ben olsam ben de yapabilirdim" duygusuna dönüşüveriyor. Bir de neredeyse bütün karakterlerin geçmişinde yaşadığı ve üstüne bir sünger çektiği, unutmaya çalıştığı gizemli acıları var. Bu acılardan kaçış dizi karakterlerini ve ilişkilerini daha karmaşık ve izlenilir kılıyor.


Sonuç olarak üç sezon ve dizinin fazlasıyla durağan olması sıkılmanıza neden olabilir. Muhtemelen dizi senaristleri bunu fark etmiş olmalılar ki neredeyse her bölüme yerli yersiz, yeterli uzunlukta sevişme sahnesi koymuşlar. Ancak ikinci sınıf bir yazarın yaşadıklarını hayal gücüyle harmanlayarak sınıf atlamaya çalışması ve tüm zorluklarıyla yazarlık serüveni izlemeye değerdi.


Biraz dinginlik iyi gelir, aksiyondan sıkıldım diyenler için iyi gelebilir. Ayrıca sever misiniz bilmiyorum ama dizi 4. sezon için onayını almış.

Sevgiyle kalın...
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

8 yorum:

  1. Flash tv dizisi yorumuna koptum :=))
    Ben polisiyeciyim böyle diziler uymaz bana

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Seni güldürebildiysem ne mutlu bana :)

      Sil
  2. Okurken keşke dizi izleyen biri olsaydım dedim. Ama maalesef dizi izleyemiyorum. Yine de diziseverlere tavsiye ederim onlar izlerler artık. Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bir senedir izlemeye başladım yabancı dizileri. Bizimkilere göre çok iyiler gerçekten.

      Teşekkür ederim bu güzel yorumun için

      Sil
  3. Yaklaşık 6-7 ay önce izleyip bitirmiştim bu diziyi. İlginçti iki cinsin olaylara farklı bakış açısıyla çekim. Genelde dizileri bir çırpıda film gibi izlemeyi seviyorum. Araya zaman girince ilgim bitiyor. Bakalım 4. sezon ne zaman çıkacak.

    Bu arada size yine bir başka tavsiyem olacak. Sadece 1 sezon ve 6 bölüm olarak çekilmiş bir dizi "Le Chalet" Fransız dizisi. Güzeldi. 2. sezon çekilecekmi belli değilmiş ama bence bu haliyle de kalabilir. :) İyi seyirler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hangi diziye başlasam arayışı içerisindeyken geldi tavsiyeniz. Çok iyi oldu. Teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Kadın ve erkeğin bakış açılarından ayrı ayrı anlatılması çok ilginç. Yani ben severim böyle tarzları. İki cinsin birbirini anlamasını sağlar bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok ilginç. Empati yapmanızı sağlıyor. Aynı olayı herkesin sizin gibi görmeyebileceğini ve diğer bakış açılarının da anlaşılır olabileceğini görüyorsunuz. Özellikle de kadın erkek farkını çok iyi özümsetiyor

      Sil