Middlesex - Jeffrey Eugenides


Middlesex, BBC' nin 2015 yılında dünyanın önde gelen kitap eleştirmenleri arasında yaptığı anketin sonucunda 21. yüzyılın en iyi 12 romanı arasında seçilmiş. Daha bitmedi, ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap içinde de adı geçiyormuş.

Roman ismiyle özgürlüğüne düşkün, fantazisel bir gençlik roman gibi duruyor aslında. Ancak yukarıdaki bilgileri okuyunca, ön yargıları kenara sürükleyip, dur bi bakayım neler varmış kitapta merakıyla okutuyor kendini. Okumaya başladıktan sonra da zaten sürükleyip götürüyor. 

Tamam bir fantazi kitabı değil ancak cinsel kimlik bozukluğuna neden olan bir genin üç kuşak süren, Bursadan başlayıp Detroite uzanan etkileyici hikayesini okuyoruz bu romanda. Anlatıcımız önce Colliope, sonra Cal ve son olarak da Sherlok oluyor aynı bedenin içinde. 

Bir çok okur ve eleştirmen tarafından insanı cinsel kimlik bunalımına sürükleyen genin serüveni begenilse de ben alt hikayelerden çok daha fazla etkilendim. Tabi ki ergenlik cağına gelmiş bir kızın gögüslerinin büyümemesi, sesinin kalınlaşması, kızlara duyduğu ilginin artması sonrası girdiği kimlik arayışı bir kenara atıp değersizleştirmiyorum. Ama Yunan işgali altında bulunan Bursa'nın bir köyünde yaşayan Stephanides ailesi aracılığı ile izlediğim köy hayatı bir başkaydı. Bizim kültürümüzde de çokça görülen akraba evliliğini dibine kadar yaşıyorlar. Öyle ki bu akraba evliliklerinden kişiler bir taraftan kardeş, diğer taraftan kuzen olabilecek kadar karmakarışık soy ağacına dönüşmüşler. Zaten genimizin yolculuğu da bu kardeş evliliğinden başlıyor. Daha ilginci ise ilk kez düşman gücünün arkasındaki sivil halkın gözünden, kurtuluş savaşımızın Büyük Taarruzunu okudum. Meğer o tarihlerde Yunan halkı Türk ordusunun İzmir'e saldırmasını bekliyormuş ve tüm hazırlıkları ona göreymiş. Ancak Mustafa Kemal büyük bir sürpriz yaparak Afyon'a saldırıp her şeyi alt üst etmiş. Sonrasında ise bozguna uğrayan Yunan halkını, Fransız ve İngilizlerin yüz üstü bırakarak ölüme terk etmiş.

Benzer bir hikayenin de Kıbrıs harekatı sırasında yaşandığını öğreniyoruz. Türk uçaklarının Kıbrıs'a saldırdığı geçe Yunan savunma sistemlerinin çalışamaz hale geldiğini ve bunu yapabilecek tek gücün ABD olduğunu okuyoruz. Anlatıcımızın öngörüsüne göre ABD, fütursuzca davranan Yunan diasporasına dur demek istemiş.  Bir de Detroit' de Henry Ford' a karşı siyahiler tarafından bir kalkışma oluyor ve bunun da aslında anlatıldığı gibi olmadığını, olayın arkasında bölgeyi yeniden düzenlemek isteyen devletin olduğunu görüyoruz. Yani yazar, tarihsel olayların anlatıldığı gibi olmayabileceği şüphesini satır aralarında kanıksattırıyor okuyucuya.

Beni etkileyen yan hikayeleri anlatarak kitabın sürprizini kaçırdığımı düşünebilirsiniz ama öyle değil. Kendini erkek olarak hisseden fakat kız olarak yetiştirilmiş birinin kimlik arayışı üzerinden hayatı fazlasıyla sorguluyoruz. Hem bilimsel hem de psikolojik analizler yönüyle tamamen doyuyoruz.

Bakmayın altıyüz küsür sayfalık bir kitap olduğuna. Sıkılmadan okuyabileceğinizi düşünüyorum. Ancak bir not eklemeden de geçemeyeceğim. Milli duyguları kabarık arkadaşlar, bir Yunanlının gözünden anlatılan olaylarda tarihi başarılarımızın küçümsendiğini düşünerek rahatsız olabilir. 

Benim yorumlamam bu kadar, sevgiyle kalın.

2003 PULITZER EDEBİYAT ÖDÜLÜ

"21. YÜZYILIN EN İYİ 12 ROMANI" seçkisinde (BBC'nin 2015 yılında dünyanın önde gelen kitap eleştirmenleri arasında yaptığı anketin sonucu)

"ÖLMEDEN ÖNCE OKUMANIZ GEREKEN 1001 KİTAP”tan biri



Ben iki kez doğdum: İlkinde 1960 yılının Ocak ayında, Detroit için inanılmaz derecede dumansız bir günde kız olarak ve daha sonra tekrar 1974 yılının Ağustos ayında Petoskey'de bir acil kliniğinde, ama bu defa ergenlik çağında bir delikanlı olarak. 

Bu cümleyle başlıyor, içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük romanların biri olarak gösterilen Middlesex. Kuşaklar boyunca ondan ona geçip sonunda küçük bir kızın, Calliope Stephanides'in bedeninde çiçeklenen bozuk bir genin hikayesi bu. Genin yolculuğunun sonlandığı yerde, Calliope'nin kendi yolculuğu başlıyor, karşısında ise o yaman soru: Bizi biz yapan şey nedir; genlerimiz mi, seçimlerimiz mi? Ve böylece dinlemeye başlıyoruz Stephanides ailesinin Osmanlı Bursası'ndan Henry Ford'un Detroit'ine uzanan, çağın tüm gelgitlerinden nasibini almış seksen yıllık büyüleyici öyküsünü. Koza Han, İzmir yangını, hayalleri taşıyan dökük gemiler, fabrika dumanları altında kıpırdanan Detroit, içki yasağı, ayaklanmalar, onca hayal kırıklığına rağmen tükenmeyen olasılıklar… Sonunda birleşip Calliope Stephanides'i oluşturacak tüm parçalar. 

Eugenides dokuz yılda yazdığı Middlesex'te üç kuşak ve iki kıtaya yayılmış bir aile hikâyesini tabulara ve dogmalara alaycı bir dille karşı çıkarak, inanılmaz bir akıcılıkla anlatıyor. Bugüne kadar 35 dilde yayımlanan ve üç milyonun üstünde okura ulaşan Middlesex, bir modern zamanlar destanı. Ve tüm destanlar gibi, kahramanlarının hikayesinden çok daha fazlasını söylüyor bize. (Tanıtım Bülteninden)
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

10 yorum:

  1. Kitap baya iddialı listelerde yer alıyor. Kapağı dolayısıyla önceden ilgimi çeken bir kitaptı ama gerek içeriği gerekse bu kadar beğenilmesi hakkında bir bilgiye sahip değildim. Kitabı yakında okur muyum bilmiyorum doğrusu ama siz güzel yorumlamışsınız. Emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim bu güzel yorumun için :)

      Sil
  2. Bu tür konular veya bu tür durumlar içerisinde olan insanların hikayelerini her duyuşumda aklımdan şu geçer:Ben böylr bir durumun içinde olsaydım nasıl olurdum,çervemden aldığım tepkilere ne kadar dayanırdım,iç dünyam nasıl olurdu..hiç kolay bir hal olmasa gerek.
    Yıllar evvel bu kitabı okumuştum,herkese de okumasını tavsiye ederim.
    Biraz da onların penceresinden bakıp empati kurmak için iyi bir bir kitap.
    Eşcinsellik seçim değil,kaderdir.
    Kader olduğu için de büyük bir imtihandır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet empati yaptığınız zaman gerçekten zor bir durum. Ayrıca bu durumda olup kendini gizleyen insanlarda olabilir. Sanırım ben olsaydım bu kadar cesur davranamazdım.

      Sil
  3. Kitap ilk yayımlandığı zamanlarda ilgimi çekmişti ama kaldı bir şekilde. Sizin anlatımınızdan sonra okusam mı bilemedim, belki sonra:) Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölmeden önce okunması gerekenler listesinde ama yine de siz bilirsiniz :)

      Sil
  4. Bursa dan başlıyor dedin şimdi benim de merakım depreşti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bursa, izmir... hep sizin oraları anlatmış yazar :)

      Sil
  5. Kitap hakkında bir bilgim yoktu. İddialı bir kitap belli :) Senin yorumunu okuduktan sonra notumu aldım. Okuyacağım :))

    YanıtlaSil