Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley


Birinci Dünya Savaşı sonlarında Amerika'da, Henry Ford adında biri günümüzün kapitalist düzeninin temellerini atmış. Bu adam bildiğiniz Ford marka araçların mimarı. 1902' li yıllarda Ford markasını üretmeye başlıyor ama asıl kıyamet sonrasında geliştirdiği bant sistemi. Bant sistemi denen şey aslında seri üretim düzeni. Yani fabrikadaki işçileri sınıflara ayırarak hiyerarşik bir düzende herkesin sadece kendi görevini yapmasını sağlamak. Adamın yaptığı şey günümüzden bakıldığında oldukça masum ve yerinde bir hamle gibi duruyor. 


Aldous Huxley ise fabrikayı gezdiğinde bizim gibi düşünmek yerine, Henry Ford'un tanrısallaştırıldığı ve çalışanların köleleştirildiği çıkarımında bulunarak ürperiyor. Hatta bu teknolojinin insanlığın sonu olacağı korkusuna kapılıyor.  Bu nedenle de romanının bir çok yerinde "Aman Allahım" şaşkınlığı yerine "Aman Fordum" cümlesiyle hayrete kapılıyor.

Benim kitabı okuduktan sonra edindiğim bu ön bilgi, kitabı yeni okumayı düşünenler için önemli aslında. Çünkü bir çok parçanın yerine oturmasını ve kitabın çok daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Hatta kitap, bu fabrika gezisi edinimlerinin tüme varım yöntemiyle geleceğin dünya düzeni tahmini olduğunu fazlasıyla hissettiriyor.

Biraz da kitabın içeriğinden bahsedelim isterseniz. Aldous Huxley, distopik romanında bizi Ford'dan sonra 632 yılına götürür. İlkel dünya'dan ayrıştırılmış yeni bir dünya'nın içine gireriz. Burada insanlar kuluçka makinelerinde son teknolojiyle dünyaya getirilirler. Tabi ki hangi sınıftan olacakları da kuluçka döneminde belirlenir.  İnsanlar uykularında hipnopedia denen bir yöntemle eğitilirler ve sanat, sinema gibi kültürel faaliyetler gereksizdir. Bunun yerine neredeyse tüm zaman teknolojiye ayrılır. Anne, baba ve doğum gibi kavramlar pornografik olduğu gerekçesiyle kullanılmaz ve kullananlar da ayıplanır. Diğer taraftan herkes herkesindir. Yani tek eşlilik de çok ayıptır. Herkes istediğiyle uygun zamanda sevişebilmeli ama sahiplenmemelidir.

Eski dünya'nın durumu ise içler acısıdır. Aslında günümüzün ahlak kuralları geçerlidir ancak dünya tükenmiştir. Açlık ve susuzluktan kıvranan, aylarca yıkanamayan insanlarla doludur burası. 

Her iki dünyanın da distopik olmasını yani iyi ve zeki insanlar için kaçacak yer kalmamasını yazar ideolojik anlamda kafa karışıklığı itirafıyla açıklıyor. Bu nedenle de hem kapitalizmi hem de komünizmi yerden yere vuruyor.   

Kitap George Orwell'in 1894 romanıyla bolca kıyaslanmış. Hatta sosyal medya da neredeyse herkesin en özelini paylaşmasını, yazarın "herkes herkesindir" öngörüsünü tutturması olarak yorumlayanlar bile var. Bu nedenle onlar için kitap bir adım önde olsa da benim için 1984 daha ayağı yere basan bir kitaptı.

Son söz olarak; distopik kitapların fazlasıyla iç karartan tarafları vardır ancak yaşadığımız dönemde puslu olan bir çok şeyi aydınlatmak ve anlaşılır kılmak gibi beyin açıcı yönleri de vardır. 

Değerli bir kitaptır, okuyun...

Sevgiyle kalın... 
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

6 yorum:

  1. Distopya türündeki kitapları seviyorum. Yıllar önce yazılmış olanlar daha çok tercihim.Kurdukları dünyaya ne derece yaklaştığımızı görmek beni gerçekten etkiliyor. Bu kitabı okuma nedenimde buydu. :)) Çok güzel anlatmışsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke herkes bunu fark edebilse duygusu sende de oluşuyor mu? Çok acayip bir şey görüp de gösterememek :)

      Sil
  2. Bilim kurgu ve distopya denilince akan sular durur benim için. Seneler önce okumuştum bu kitabı. Nerede bir yorumunu görsem tühh ya keşke bilmesemde yeniden okusam derim hep. Bilim kurgu demişken, bir iki kitap tavsiye etmek istiyorum hemen.
    Biz - Yevgeni İvanoviç Zamyatin
    Doktor Moreau’nun Adası - H. G. Wells

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiyelerin için teşekkür ederim Yasemin. Peş peşe okumak biraz yorabilir ama listenin aralarına serpiştireyim.

      Sil
  3. Bu kitabı okuyanlara sürekli aynı şeyi yazıyorum ''kitaplığımda çoktandır bekliyor umarım kısa sürede okurum'' ama bu şekilde ifade ettikçe sanki daha da uzatıyorum:)) Detaylı bir anlatım, Elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okunacaklar listesi uzunsa yapacak bişey yok. Elbette bazı kitaplar sırasını bekleyecek 😁

      Sil