Konuk Kaplan - P'u Sung Ling


"Her büyük yazar işe iyi bir okur olmakla başlar ve yıllar geçtikçe, tercih ettiği ya da dışladığı kitaplarla kendine kişisel bir kitaplık yaratır." Kitabın editörü, obur okur olarak tanımladığı Arjantinli yazar Jorge Luis Borges'in kitaplığını anlatabilmek için böyle bir giriş yapıyor. Editörün anlattığına göre yazar Borges, Buenos Aires'teki kütüphanenin başkanı olduğu dönemde eline geçen fırsatı iyi değerlendirerek kendi kişisel kitaplığını oluşturmuş. (Bir söylentiye göre dünyanın hiç bir yerinde bulunmayan kitaplar varmış bu kütüphanede.) Daha sonra da özel kitaplığını, 1975 ile 1985 yılları arasında otuz kitap halinde Babil Kitaplığı adıyla paylaşmış. 

Konuk Kaplan ise işte bu Babil Kitaplığı serisinin ilk kitabı oluyor. Kitaptaki ilk on dört öykü yazar P'u Sung Ling' in yazdığı Liao-Chai isimli kitaptan alınıyor. P'u Sung Ling'in de ilginç bir hikayesi var. 17. yüzyılda yaşayan ve hakkında fazlaca bilgi bulunmayan yazar, 1651 yılında edebiyat uzmanlık sınavına giriyor ama kazanamıyor. Sonrasında ise kendini fantastik öyküleri yazmaya adıyor. Öykülerinde insanlar ölüyor tekrar diriliyor, kesik başlar dikiliyor, birileri intikam için kaplana dönüşüyor, tanrılar ölümlülerle görüşüp onlara süre veriyor. Anlayacağınız inanılması imkansız şeyler. Ancak yazar öykülerini bir tanıdığın arkadaşının başından geçmiş havasıyla anlattığı için olsa gerek, bu anlatılar Çin'in Bin Bir Gece Masalları oluyor. Durumu yazar Jorge Luis Borges "Bugüne dek yeryüzünde Çin kadar batıl inançları güçlü bir başka ülke daha var olmamıştır." sözüyle özetliyor. 

Kitapta bulunan son iki öykü ise Borges'in neredeyse sonu gelmeyecek kadar uzun olarak tanımladığı Kırmızı Köşk Düşleri romanından. Bu romanın yazar ya da yazarları bile bilinmiyormuş. Ancak kurgusal dramatik eserleri alt edebiyat türü olarak kabul eden Çin'in en ünlü eserlerindenmiş. Romanda bulunan dört yüz yirmi bir karakterin yüz seksen dokuzunu kadınlar, iki yüz otuz ikisini de erkekler oluşturuyormuş. Bu eserin tamamını çevirisi düşünülmemiş bile ama çevrilseymiş bir milyon kelime ve üç bin sayfadan oluşurmuş. 

Fantastik edebiyat türünü sever misiniz bilmiyorum ama sizleri yormayacağını düşündüğüm esere bir göz atmanızı öneririm.

Sevgiyle kalın.

“Düşlerin ya da daha yerinde bir deyişle, kâbuslara özgü dehliz ve labirentlerin krallığı: Yaşama geri dönen ölüler, aniden kaplana dönüşen yabancı bir ziyaretçi, aslında yeşil suratlı bir şeytanın üzerindeki kürkten başka bir şey olmayan çok güzel bir genç kız. P’u Sung-ling’in öykülerinden oluşan bu kitaba, onlar kadar şaşırtıcı ve umutsuz iki öykü daha ekledik. Yazarı büyük bir olasılıkla Cao Xueqin olan Kırmızı Köşk Düşleri XVIII. yüzyılda yazılmıştır. ‘Pao-Yu’nun düşü’, Lewis Carroll’ın Alice Harikalar Diyarında adlı yapıtında Alice ile Kırmızı Kralın birbirlerini düşledikleri bölümün ön anlatımıdır. Başlığı erotik bir eğretileme olan ‘Ay ve Rüzgâr Aynası’ ise belki de yazın sanatında tek başına duyulan cinsel hazzın onurlu ve kederli biçimde işlendiği tek anlatıdır.” -Jorge Luis Borges-
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı : 96
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

6 yorum:

  1. Bu esere bir göz atacağım. Editörün obur okur tabiri de ilginçmiş bu arada. Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, obur okur tabiri benimde gözümü tırmaladı 😁
      Kitabı bir konunun uzmanı olarak değerlendirir ve beğenirsiniz umarım

      Sil
  2. Bu esri okumak istiyorum, evet. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
  3. Hiç duymadığım bir kitap,okumak isterim denk gelince.
    Teşekkürler 😊.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap kurtlarının okuma listesi uzun olur ve araya kitap sıkıştırmak zordur bilirim. Bu nedenle kitapla karşılaşmanın zor olabilir ama e kitap okumayı düşünürseniz rahatlıkla bulabilirsiniz :)

      Sil