Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları - Thomas Mann


Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları, yazarın ölmeden önce yazmaya başladığı hatta tamamlayamadığı son romanıymış. Bu nedenle yazarın, yazarlık serüveninde ulaştığı son noktayı anlamamız açısından önemli bir esermiş. 

Yukarıda bahsettiğim konular edebi yönü kuvvetli okurlar ve entellektüel birikimi yüksek yazarlar için çok şey ifade ediyor olabilir. Ancak ben bu bilgilerden esinlenerek okuduğumu söyleyerek okura yalan söylemek istemiyorum. Önemsediğim bir sitede tavsiye edilen kitap, ismiyle dikkatimi çektiği için okudum. Üstelik beni korkutan 480 sayfalık kalınlığına bile aldırmadan...

Hikaye, sahtekar birinin toplum içerisindeki yükselişini konu alıyor arka kapak yazısıyla özetlenmiş. Ama bu tanımlama benim için fazlasıyla acımasız olmuş. Mesela, daha romanın başlarında Felix'in iflas eden babası tabanca ile intihar ediyor. O zamanın kilisesi, intihar eden birinin cenaze işlemlerini yerine getirmiyor. Bunun üzerine Felix, babasının kendisini yanlışlıkla vurduğu yalanını söylüyor. Aslında papaz da durumu anlıyor ama cenaze işlemlerinden kilisenin kasasına girecek parayı düşünerek inanmış gibi yapıyor. Sonra, ailesinin baskısından bunalan zengin bir arkadaşıyla anlaşarak onun yerine geçerek dünya turuna çıkıyor. Allah aşkına dolandırıcılık bunun neresinde?

Yüzeysel olarak bahsettiğim kitabın içeriğinde elbette Felix' i dışlamamızı gerektirecek bir durum yok. Ama söylediği ufak tefek yalanlar hayatını öyle güzel düzene sokuyor ki, bu gidişin hiç de iyi olmayacağı ve bir yerde çuvallayacağı hissine kapılıyorsunuz. Ama bu kez de işe yaradı, yine atlattı derken Felix yükselip gidiyor. 

Kitap, film izlerken elektriğin kesilmesi gibi pat diye bitiyor. Bunun nedeninin yazarın ölümü olduğunu öğrenmek burukluk katıyor insana. Yarım kalmış bir esere bakarken, muzip bir karakter olan Felix' in nasıl tehlikeli bir dolandırıcıya dönüşebileceğini hayal ediyorsunuz.

Romanın akıcı bir dille yazıldığını ve okuru yormadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Keyifli okumalar...

Etkileyici dış görünüşü, tatlı dili ve karizmatik kişiliğiyle Felix Krull, doğanın cömert davrandığı şanslı azınlıktandır, ne ki bir eksiği vardır: Toplumsal statüsü, yükselme kapılarını açmaya elverişli değildir. Fakat hayal gücünün de yardımıyla yazgı düzeltilebilir; doğanın eksiği, ikincil doğamız olarak şekillenen kültürün ve toplum hayatının içinde rahatlıkla tamamlanabilir. Böylece Krull, haksız olduğunu düşündüğü bir tesadüfle doğuştan kendisinden esirgenen ufak ayrıntıyı, dolandırıcılık kariyerinin basamaklarını hızla tırmanarak telafi etmeye girişir. 

Thomas Mann, ölmeden kısa süre önce yayımladığı Dolandırıcı Felix Krull’un İtirafları’nda, bir sahtekârın toplum içindeki yükselişine tanık ediyor okuru. Mann’ın bir dönemin ünlü otel hırsızı Romanyalı Georges Manolescu’nun anılarından esinlenerek kaleme aldığı bu son romanı, ancak sanatçıya bahşedilmiş olabilecek türden bir hayal gücünü, ironik bir üslupla suçun konusu haline getiriyor. Mann’ın eserlerinde sanatçının oyun alanı olarak şekillenen gerçeklik ile görünüş arasındaki ince sınır çizgisi, Dolandırıcı Felix Krull’un İtirafları’nda hile, düzen ve entrika aracılığıyla ihlal ediliyor ve kolayca suça dönüşebilecek bir yaşantıya dönüşüyor.
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

17 yorum:

  1. Venedik'te Ölüm'ü okumuştum Thomas Mann'dan... Her zamanki gibi kitabın konusunu unutmuşum gitti ama o dediğin "Romanın akıcı bir dille yazıldığını ve okuru yormadığını rahatlıkla söyleyebilirim." kısmını çok net hatırlıyorum.
    (iyi bari bi'şeyi de hatırlıyorum.) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) demek ki yazarın kalemi okuru yormuyor. En azından bunu öğrenmiş olduk :)

      Sil
  2. Dili akıcı kitapları severim ben. Bir de kitabın bir anda bitmesinin sebebi yazarın ölümü olması da yazarın ulaştığı son noktayı gözler önüne serebilir. Bir kitap daha ekliyorum listeme. Teşekkür ederim. Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için ben teşekkür ederim

      Sil
  3. Bu kitabı hiç görmemişim ama Mann'ın okuduğum Büyülü Dağ'ı o kadar zorlayıcı bir kitaptı ki bilseydim bile başka bir kitabına daha cesaret edemezdim. Güzel tanıtım olmuş, elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyülü Dağ' dan uzak durmalıyım öyleyse 😁

      Sil
  4. Hiç bir fikrimin olmadığı bir kitap daha :)) Yazarın ölmesiyle yarım kalması falan merak ettim doğrusu. Aslında bu aralar akıcı kitaplar okumalıyım. İyi bir tercih olabilir gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kalın ama hiç başlamasan mı ki :))

      Sil
  5. Yetenekli Bay Ripley'i hatırlattı bana, güzel bir kitaba benziyor gerçekten, yazarın ölümüyle sonlanması üzücü, paylaştığınız için teşekkürler, keyifli okumalar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yetenekli Bay Ripley'i okumadığım için üzgünüm. Keyifli okumalar :)

      Sil
  6. Yazarı hiç okumadım ama okumak istiyorum :)) Kitapların yarı da kesilmesini pek sevmiyorum sanırım başlangıç olarak bu kitabını seçmemeliyim :))

    YanıtlaSil
  7. aaa Mann'ı daha okuyamamanın utancı sardı birden :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şaşkınım hem de çok. Okumadın mı cidden 😆

      Sil
    2. Ayrı bir mutluluk vesilesi oldu senin için sanırım :D okumadım hatta elimde bir kitabı belki de 2 yıldır var fakat bir türlü sıra gelmedi :D biraz daha mutluluk katalım sevincine :D

      Sil
    3. Ama olmaz ki. Elinde Thomas Mann kitabı var ve sen okumuyorsun. Simdi daha da çok şaşırdim 😆😆

      Sil
  8. Güzel bir kitap. Hak ettiği değerde bir tanıtım yazısı olmuş. Teşekkürler

    YanıtlaSil