19 Ekim 2016

Piruze - Sinan Akyüz


Aslında gündeme uygun olarak Sinan Akyüz' ün Piruze'siyle Sezen Aksu' nun Firuze' sini harmanlayıp ortaya karışık bir edebiyat parçalamak lazım. Bu aralar böyle bir yazı iyi tutar. Gündemden haberdar olmayanlar ve gelecekte hasbel kader bu yazıya yolu düşecekler için kısa bir dip not düşelim. Bu günlerde magazin programının birinde, Sebahattin Ali' nin Kürk Mantolu Madonna' sındaki Madonna' nın 90 lı yılların ünlü şarkıcı Madonna'sı zanneden yaşını başını almış bir yorumcu ortalığı karıştırdı. Edebiyat dünyası kadıncağızı cahil olmakla suçlarken, bana kalırsa gündüz kuşağı programlarının seviyesizliğinden de dem vuruyor. Ama kardeşim ülkemizde de öyle bir linç kültürü var ki, hata yapmaya gör. Allah düşürmesin.

Neyse sevgili bayanlar, bu yazı sizin için.  

Aman ha erkeklere güvenmeyin. Biriyle bir şekilde karşılaşırsınız ve o bakışlara içiniz erir ya, inanmayın. Büyülü sevgi sözcükleri, bir anda gelen Ferhat' laşmalar, sizin için Roma' yı yakmalar, hepsi ama hepsi elde edene kadar. Evlendikten sonra da el ele tutuşalım, dizine yatayım saçımı kadife okşar gibi okşasın, içimdeki boşluğun kendisi olduğunu fark etsin dersiniz, sizi dizilere fazla kapılmakla suçlar. Sonrasında onun için saçınızı süpürge edersiniz, yemesiyle, içmesiyle, giyinmesiyle ilgilenir, el üstünde tutarsınız ama o kıymet bilmemeye başlar. Sanki kadının asıl işi yemek yapmak, bulaşık yıkamak, ütü yapmak, çocuk bakmak. Ben de bir işin ucundan tutayım demez hiç bir zaman. Yavrunuz olur -Allah Bağışlasın- ilginiz biraz çocuğa kayar ya onun da gözü hemen dışarı. Hep taze peşindedir.  Doğu kültürü batı kültürü filanda fark etmiyor, hepsi aynı. Birinde dört kadın alma varsa diğerinde metres var.  Bir de kadını dövmeyi erkeklik zannedenler var ki, onları tanımlamaya kelime hazinemdeki küfürler yetmiyor.

Sizinde çok iyi bildiğiniz gibi  bu konuda sayfalar dolusu yazılabilir ama eskilerin tabiriyle malumun tekrarı olacak. Hiç gerek yok. 

Bugüne kadar sizi bir tek ben anlarım sanıyordum ama Sinan Akyüz' de çok güzel anlatmış. Romanında babası diplomat olan Piruze' nin yaşadıklarını anlatıyor. 1980 li yıllarda geçiyor. Kadıncağız Şam' dan  ve bir zamanlar çok sevdiği adamdan kaçabilmek, çocuklarına kavuşabilmek için neler çekiyor bilseniz. Hüzün dolu bir hikaye, okumanızı tavsiye ederim.

Kitap ve sevgiyle kalın...
Önceki Yayın
Sonraki Yayın

Yazar Hakkında


Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer. 


20 yorum :

  1. Okumuştum ben bu kitabı.Baya acıklıydı :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanın içi parçalanıyor ama akıcı ve güzel bir roman

      Sil
  2. Lise sonda okumuştum bu kitabı. Baya acıklıydı bildiğim kadarıyla 2.kitabı da çıktı sanırım bu defa oğulları ile ilişkileri yazılmış

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu bilmiyordum Aslıhan, teşekkür ederim. Merak ettim bak şimdi

      Sil
  3. Sinan Akyüz'ün daha önce İncir Kuşları adlı romanını okumuştum ve özellikle dilini çok sevmiştim. Konusu da ilgimi çekti ve severek okuyabileceğim bir kitap gibi duruyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de tam senlik, düşüncelerini pekiştirmiş olursun :)

      Sil
  4. Bence o kadına az bile ettiler, Madonna'nın hayatı nedir :D
    Piruze evde var sanırım, annem okumuştu, ben de okuyayım bir ara :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vurun abalıya 😁

      Piruze yi de oku, gelecekte adımlarını daha dikkatli atarsın 😆

      Sil
  5. Bu yazıyı okuduktan sonra var olan zerre miktar güvenim de gitti. Sağol :))
    Kitabı okuma fırsatım olmadı. Merak ediyorum. Hüzünse benim kitabımdır. Nasılsa kendime acı çektirmeye bayılırım. Hedef: Kitabı al ve ağlaya ağlaya oku. Bundan da bu blogu sorumlu tut. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsi tamam da beni sorumlu tutmasaydın iyiydi :)))

      Yine de sen oku ben razıyım :)

      Sil
  6. O kısmı oldukça gayriciddi söyledim merak etme. :)) En yakın zamanda inşallah.

    YanıtlaSil
  7. Şimdi Konuyu Alıp başka bir yere götürmeliyim Sayın Özer :) Bonibon hanımda Futursuzca insanları eleştiriyor sence her sabah Gıybet yapıp bunun üstüne Ne yapıyoruz ki sadece konuşma diyerek elinde sazıyla konuşurken Bir durum olmuyorda Kendine dönüncemi Linç oluyor ???? :) Linç kültürüne karşıyım ama bir yönden şunu anlaması iyi oldu sen konuşurken iyi başkası konuşurken kötü hadi yaa :)))) Acıklı şu aralar ruh halime iyi gitmez diye düşündüm düşündüm :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim anlamadığım bonibon hanımın programı Madonnayı karıştırdığı için mi kalitesiz oldu. Bence zaten kalitesiz ve seviyesizdi. Eleştiri yapılacaksa gündüz kuşağı programlarının özellikle de evlendirme programlarının kalitesizliğini, yaptıkları gıybeti, insanları rencide edişlerini eleştirelim.

      Bu konuyu ve futbol hakemlerinin hatalarını irdelediğimiz kadar insanlığımızı ve demokrasimizi irdelesek muassır medeniyet dedikleri şeye tur bindirmiştik.

      Kitap konusunda da sana iyi gelebilir. Vay be ne hayatlar varmış, benimki de bunun yanında dert mi diye düşünebilirsin :)

      Sil
  8. :)) Evet Şimdi başlıyoruz sataşmaya Sayın Özere :)) İlk durumda Bonibonu 1 kere 15 dakika izledim. Zaten Tv kültürüm yok biliyorsun İkincisi Ben izlemeyerek tepkimi verdiğimi düşünüyorum. Eleştiri kısmına gelince Sinir olduğum nokta Sosyal medya üzerinden ben ne yaptım ki demesi Aslında bende seninle aynı fikirdeyim. Ben farklı anlatıyorum sende farklı kapı aynı Sayın Özer :) Demokrası kısmı ise Bunlar Çok ince detaylar Ben bu tarz platformlarda Konuşmayı tercih etmiyorum. Sadece yakınlarımla Çata Çat konuşurum. Eylemlerimi göstererek yapmayı tercih ediyorum. Sabahtan akşama kadar konuşsam burada bir yol alamam Klavye başında sevmiyorum çünkü.
    Ben yine bir polisiye aldım akıllara zarar :))) Hayvan Çiftligini okudum bak ya onuda yazmalıyım :(((( Ayy yine bunalım oldum yazı çok Mayıs ortada yok :(((( Pofffff

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıklarının hepsine hiç itiraz etmeden katılıyorum :)

      Hayvan çiftliğini de beğenmişsindir umarım, ben beğenmiştim :)

      Sil
  9. Olmadı bu çabuk Pes ediş oldu çok güldüm ama Okudum okudum ama Yani Ben Aziz Abinin Kitaplarını daha çok seviyorum Aziz Nesin bunları zamanında yazdı. Şimdi biri çıktı yine popiler oldu Bunlarda oldu gibime geliyor. Beni Wowwww yapmadı Çünkü Aziz Nesin Vura Vura tokat gibi yazdığı için Bana Bunlar Çerez açıkçası Babamdan çok tırtıkladım. Bu tarz kitapları :) Sana zaten tüm yorumu yazdım Oraya ne yazıcam bilemiyorum yani Sayın Özer :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pes ediş degil ya doğruları yazmışsın, napıyım :))

      Aziz Nesin de güzel ama Hayvan çiftliğinin de hakkını yeme. Adam o romanda aslında Hitler ve stalin gibi diktatörleri eleştiriyor. Kolay değil ve büyük cesaret işi :)

      Kendi bloguna buradaki yorumları kopyalayıp yapıştırabilirsin. Ama kaynak gösterelim lütfen hahaha :)))

      Sil
  10. Oldu olucak fotosunu çekeyim direk yazmayada gerek yok :))) Tamam tamam Haycan Çiftliğinin hakkını yemem Hitleride Okudum 3 cilt okuyana canım çıkmıştı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))

      Kavgam kitabını ben de okudum. Adamın haklı olduğu konularda var bence

      Sil