19 Ağustos 2016

Olduğu Kadar Güzeldik - Mahir Ünal Eriş


Kitapeylemi tarafından hediye edilen kitaplardan ilki. Kitaba geçmeden önce hediyeleşmek ya da takas, artık siz ne dersiniz bilmiyorum ama kitaplar konusunda bu tür aktivitelere girmek istiyorsanız hemen bloguna koşun derim.

Olduğu Kadar Güzeldik, kitap ve yazarı hakkında öncesinde hiç bir bilgim olmayan, kısaca okuma listeme piyangodan giren bir kitap. İsmini Yıldız Tilbe'nin bir twitinden almış. Kısa kısa sekiz hikayeden oluşuyor ve incecik. Yani tam benlik...

Hikayelerin tamamı içini dökercesine. Hani dertlerin bardaktan boşanırcasına yağdığı, insanın kimseye açılamadığı anlarda içini döktüğü bir günlük gibi.  Hepsi hayatın içinden ve hüzünlü hikayeler. 

Okumaya başlarsanız elinizden bırakmadan bitireceğinize eminim...

Keyifli okumalar...

Arka Kapak;

Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir saate bakmak iyi gelebilirdi. Gelmeliydi en azından.

Yine yaz akşamları. Yaralı tekneler, küflü sesler. Erdek'te çay bahçeleri, bıkkın orkestra, tatsız garsonlar. Ezine, Susurluk, Bandırma, burası Ankara, orası Samsun! Yalandan bayılanlar, bilmezden gelinenler, kaybolan dayılar.... Uykusunda ağlayan adamlar, pişmanlar, yorgunlar. Para için mırın kırın, laf dokunduran konuşmalar. Nerede bu Türkan Şoray?

Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, iyi olalım be ne olur diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor.

Olduğu Kadar Güzeldik, gazoza doğru çocuklaşan hikayelerle çağlıyor, zamana dokunuyor. Eriş, hüzünlü mağlupların iyimser yazarı olmaya devam ediyor.



Önceki Yayın
Sonraki Yayın

Yazar Hakkında


Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer. 


6 yorum :

  1. Yanıtlar
    1. Ben de duymamıştım ama okumaya değer kesinlikle...

      Sil
  2. Bende hiç duymamıştım bu kitabı :) Bir çırpıda okunabilir gibi duruyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim bilir daha ne kitaplar vardır böyle Kitap Güneşim...

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Bir de kitap kurdundan gelince daha güzel oluyor. Kitabın sıkıcı olma ihtimali sıfır :)

      Sil