26 Şubat 2016

Şimdiki Çocuklar Harika


Zamanın birinde yani taa eskiden ilk okul çocuklarına anneleri ve babaları ile bir anlığına rolleri değiştiklerinin varsayılması istenmiş. Çocuk kendisini annesinin yada babasının yerine koyacak, baba yada annesi ise kendisi olacak. Ve çocuklarının yaramazlık yapması durumunda ne ceza vereceklerini isimlerini yazmadan önlerindeki kağıtlara yazmaları istenmiş. Gelen cevaplar ürkütücü. Kimisi annesini bir odaya hapseder dışarı çıkmasına izin vermezmiş, bazıları tokat atarmış. Babasını bir hayvana bindirip başında bıçak sallandırarak onu akıllandırmak isteyen bile var. 

Kitabın başında çocuklar ve aileleri üzerine yapılmış bir takım araştırmalardan bahsedilmiş. Benim dikkatimi çekense yukarıdaki araştırma. Durur muyum. Evdeki ufaklığı aldım karşıma. Bizde varsayımda bulunmak için mesela, eğer, hayal edelim gibi kelimeler geçersiz. Diyelim ki. Benim daha önce bir kere bile kullanmadığım kelime ufaklığın sayesinde sihirli bir kelime olarak hayatımıza girdi. Neyse, diyelim ki ile sorumuzu patlattım. Duyduklarımı buraya yazmayacağım ama hiç güzel şeyler değildi. İnanın ben öyle bir baba değilim. Sonra diyelim ki yi bir daha patlatarak aynı soruyu annesi için patlattım. Hımm mesela annem cam bardağı kırsa ona ne ceza verirdim diye mi sordun dedi. -bu arada anne ile kız arasında cam bardak kırılmasının ciddi bir sorun olduğunu öğrendim-   Anne anne diye ölüp biten çocuğun vermeyi düşündüğü ceza benim hayal dünyamın çook ötesindeydi.

Bunu şunun için anlattım sevgili okur. Bu kitabı okuyun ama anne- baba iseniz mutlaka okuyun. Zeynep ile Ahmet adındaki iki eski sınıf arkadaşının mektuplaşmalarından, küçüklerin gözünden kendimizi görüyoruz. Benim aslan oğlum şöyle zeki böyle yetenekli, benim kızımda bir ses var ki üfff, benim evladım en birinci diyen,  geçmişinde okuduğu tüm okulları hep birincilikle bitiren anne babalar sizin de etrafınızda yok mu. Belki de aynadakidir ne dersin?

Sonra vatan millet sevgisinden dem vurup hak hukuktan bahsederken torpille gemisini yürütenler. Kendisinden önceki öğretmenin öğrettiklerinin tamamen unutulmasını isteyen, sadece ben bilirimci öğretmenler. Çocuğun hayal dünyasını umursamayıp kendi istediği şiiri ezberletip kendi istediği piyesi oynatanlar.

Haliyle kitap bu kadar ağır eleştiri getirince girdiği çocuk romanları yarışmasından da eli boş dönmüş. 

Sağlıcakla kalın...

22 Şubat 2016

Kelile ve Dimne // Beydeba



Kitabı ilk gördüğüm anda sanki bir kitap bloggerinin bu kitabı yorumladığını anımsadım. Hatırlamadım yani sadece anımsadım. Hangi blogdu yada ne zaman okumuştum inanın hatırlamıyorum. Gerçekte böyle bir blog yazısı okuduğumdan bile emin değilim... Nereden anımsadığımı hatırlayamadığım blog övmüştü ya kitabı, durur muyum okumaya başladım. 

Kitaba öyle bir giriş yapmışlar ki insan bende okumalıyım duygusuna hapsoluyor. Güya milattan önce kralın biri o dönemin alimine kendisine, şehzadelerini yetiştirmek için bir kitap yazmasını ister. O alimde bir öğrencisi ile birlikte kral okusun diye tam bir yılda bu kitabı yazar. Düşünebiliyor musun -ben düşünemiyorum- bu gün bir ülkenin lideri daha iyi yönetici olabilmek ve yetiştirebilmek için alimlerinden kendisi için kitap yazmasını istesin. Peh...

Hikayeler Fabl türü. Yani olaylar hep hayvanların başından geçiyor. Her hikaye Hint hükümdarı Debşelem' in flozof ve Brehmenlerin reisi Beydaba' dan merak ettiği bir konuda ibretlik öykü anlatmasını istemesiyle başlıyor. Beydaba da başlıyor anlatmaya. Hatta öyle bir hikaye var ki bugün bile kaynağı bilinmeden anlatılıyor.

Kitap adını ilk hikayedeki iki çakaldan alıyor. Kelile iyi olanı Dimne ise kötü olanı... 5 bölümden oluşuyor. Dostluğun Bozuluşu, Nasıl Dost Kazanılır, Savaş ve Barış, Kazandıklarımızın Kaybı ve Tedbirsizlik hakkında. Bölümde anlatılan hikaye iç içe geçmeli yani hikaye içinde anlatımı var.

Keyifli okumalar sevgili okur...


21 Şubat 2016

Don Kişot // Cervantes


La Mancha isimli küçük bir köyde yaşayan 50 li yaşlarında bir asilzadedir senyör Kesada. Okuduğu ve doğruluğuna inandığı şövalye romanlarının etkisinden olsa gerek "ben saksı değilim" havasına bürünür birden. 

Kahramanımız şövalye olmaya karar verir. İlk iş olarak kendisine şövalye olmaya yaraşır bir isim bulur. Artık adı Don Kişot' tur. Sevgilisiz şövalye olur mu hiç? Dulcinea Del Toboso isimli hayali bir sevgili bulunarak sorun çözülür. Atımızın ismi de artık Rossinante' dir. Allah'tan ki kendisiyle birlikte maceralara atılmayı kabul eden uşağımızın adı bir şövalye uşağı için uygundur da isim bulmak zorunda kalmaz. Seyisimiz Sancho Panza da eşeğiyle bir adaya vali olma vaadinin de etkisi ve hayaliyle maceralara atılır.

Şövalyemiz önce dev olduğunu iddia ettiği yel değirmenleriyle savaşır, sonra kürek mahkumlarını kurtarır.  Yol üstünde karşılaştığı şövalyelerle vuruşur. Neredeyse her seferinde yere yıkılır. 

Çevresindekilerin delidir ne yapsa yeridir yada deliyle birazda biz dalga geçelim havasındaki yaklaşımları sayesinde istediğini aldığı da olmuştur. Şövalyeliği böyle bir etkinlikle alırken seyisimize de bir şehir hediye edilerek kısa sürelide olsa vali olmanın duygusu tattırılır.

Gençlik yıllarımda okuduğum ve sadece eğlenceli bulduğum roman ikinci okuyuşumda aslında mükemmel bir sistem eleştirisi olduğunun farkına vardım. Yel değirmenleri sistemin çarklarını vurgularken sevgilisi uğruna verdiği savaşı simgelemekte, uşak ise çıkarı uğruna her şeyi yapabilenleri. 

Zeka böyle bir şey işte sevgili okur. Doğrudan eleştirmeye cesaret edemediğiniz sistemi, masallarla kendisine kahkaha attırarak yerden yere vurabilirsiniz. Korkak bir seyisle bile bir şehrin nasıl adilane yönetilebileceğini  anlayanın gözüne gözüne sokarsınız da anlamayan yönetici güler geçer... 

Keyifli okumalar...

14 Şubat 2016

Borçlu Olduklarımız // Aziz Nesin

Aziz Nesin

Aziz Nesin in büyüklere masallar tarzında parodi kokan hikayelerinden sonra Borçlu Olduklarımız kitabı biraz olsun dokundurdu. "Hopaa buda ne" durumu oldum birden. Sonra okudukça bir şeyin farkına vardım. 

Ne acıtasyon üstüne acıtasyon nede dünyayı kurtaran adam tarzındaydı. Hatta düşmanın bile insan olabileni vardı kitapta. Olanı olduğu gibi anlatmak böyle olmalı. 

Anlatım meddah gibi. Okuyucusunu boğmadan, damağında tatlı bir hüzün bırakan sekiz hikayeden oluşuyor.

Kitabı okumaya başlarsanız bıraktığınızda bitirmiş olacağınızdan eminim.

Keyifli okumalar...

  

13 Şubat 2016

Aynadaki Yalan // N.F.KISAKÜREK

N.F.Kısakürek

Necip Fazıl'ın okuduğum ilk ve tek kitabı hatta tek romanı. Aslına bırakılırsa Üstadın roman kalıbındaki tek romanı da buymuş.

Romanı okudukça baş karakter Naci nin sanki Necip Fazıl olduğu hissine kapılınıyor. Özellikle verdiği fikri mücadele tıpatıp aynı.

Romanımızda Naci bir üniversitenin felsefe bölümünde asistandır ve doktora tezi hazırlamaktadır.  O sıralarda Naci nin hayatında iki kadın vardır. Mine ve Belma. Belma Naci nin çok sevdiği ancak karşılık göremediği, Mine ise Naci yi çok seven ama solcu olduğu için karşılık göremeyen kadındır.

Naci askere gittiğinde bir köyde Hüsmen ağa  ve süt kadar saf ve temiz torunu Hatçe ile tanışır. Naci istanbula döndükten bir süre sonra amansız hastalığa yakalanan Hatçe ninde İstanbula getirildiğini öğrenir. Naci amansız hastalığın olğunlaştırdığı Hatçe ile hastanede evlenir ama savaşı hastalık kazanır.

Hatçeyi kaybeden Naci eski tezini yırtarak tasavvuf üzerine yeni bir tez hazırlamıştır. Tezi üniversitede çağ dışı ve dini motif içerikli olması nedeniyle kabul edilmez. Bunun üzerine üniversiteden ayrılarak tezini kitap olarak bastırır.  Kitap avrupada büyük ilği görür.

Bir imza gününde Nacinin yanına Mine gelir. Mine Naciyi sakin bir yerde konuşma bahanesiyle aracına bindirir ancak ideolojik fikirlerinden dolayı öldürmek için kullandığı aracı denize uçurur. Kazada Mine ölürken Naci ağır yaralı kurtulur.

Kazadan sonra evine çekilen Naci bir gece rüyasında gördüğü Hatçe nin işaretiyle Hüsmen ağanın yanına gider ve mürşidini aramaya başlar.

Özellikle dini konularda mülahazaları sevenler için mutlaka okunması gereken bir kitap.

Keyifli okumalar.


7 Şubat 2016

İp Adresinizi Çaldırmayın

Ip Aderi Bulma

Bundan seneler önce ülkenin birinde sosyal medyanın büyükler tarafından yasaklandığı ancak yasağa o ülkenin Cumhurbaşkanının bile uymadığı bir dönemdi. Milletin Tor Browserleri VPN leri filan araştırdığı zamanlarda bende Tor Browserin işe yarayıp yaramadığını Facebook üzerinden test etmiştim. Blogumun sağ tarafında da görüldüğü üzere araştırma halkımızın teveccühünü kazandı. Ama halkımız tor browserin testinden ziyade facebookta kendini rahatsız eden kişiyi bulma ümidiyle saldırmıştı konuya.

Sevgili okur. Zamansızlık nedeniyle artık bilişim konularıyla ilgilenemediğimi bilmenizi isterim. Yine de bu konuda elimde bulunan son bilgi kırıntısını ortaya saçmaya karar verdim. Umarım sizler içinde faydalı bir konu olur. Yeri gelmişken bilgisini benden gizlemeyen hacker arkadaşım c4patron a teşekkür ediyorum. 

Evet arkadaşım. Sosyal mühendislik içerikli konumuza başlıyoruz. Öncelikle BURAYA tıklayarak sitemizi açıyoruz.


Sitemize giriş yaptıktan sonra arama kutucuğunda gördüğümüz "Enter a valid or traking code.." yazısını gördüğümüz yere hedefimizin ilgisini çekeceği bir link yapıştırıyoruz. Ben bu eğitim için kendi blogumun adresini yazdım. Siz youtube den bir video linki de yazabilirsiniz. Tamamen sizin hayal gücünüze kalmış. Linki yazdıktan sonra "Create URL" yazan butona tıklıyoruz ve yeni açılan sayfayı inceliyoruz. 



Orijinal URL yazan yer "Enter a valid or traking code.." yazan yere yazdığımız linkin adresi. Özetle bu sayfa bize New URL yazan yerdeki linke yada Google URL yazan yerin karşısındaki linke tıklarsanız Orijinal URL deki linke ulaşırsınız. Örnekleyerek anlatayım isterseniz. 

Sohbet ettiğiniz yada IP adresini öğrenmek istediğiniz kişiye oluşturduğunuz yeni linke tıklatmayı başarırsanız ıp adresi elinizde demektir. Mesela blogum sizce nasıl olmuş? sorusuyla http://goo.gl/ruqFJy  linke tıklatırsam kişi benim bloguma dolaylı yoldan ulaşmış olacaktır. Peki ya sonra? Eğer linke tıklattığınıza eminseniz sayfayı yenileyin.


sayfayı yenileyip alt tarafa bakarsanız oluşturduğunuz linke hangi tarih ve saatte, hangi ıp adresiyle, nereden ve hangi tarayıcıyla bağlandığını liste halinde görmüş olursunuz. Burada dikkat etmeniz gereken yer Country yani bağlandığı yer kısmı. Bu bilgide hata olabilir. Teyit etmek için ıp sorgu adreslerinden tespit ettiğiniz ıp adresini tekrar sorgulamanızı tavsiye ederim. 

Konudan da anlaşılacağı üzere, İp adresinizin çalınmasını istemiyorsanız güvenmediğiniz kişilerden gelen bilmediğiniz linke tıklamayınız. 

Selametle kalın...