28 Mayıs 2015

Melissa P. // Yusufcuk Gece Gelir


Melissa P nin ilk kitabı "Yatmadan önce 100 Fırça Darbesi" romanında, 17 yaşında liseli bir kızın yatak hikayelerini anlatmasıyla meşhur olduğunu, romanın bir çok ülkede en çok okunanlar listesine girdiğini ve Papa nın ikazlarına maruz kaldığını biliyordum haberlerden vs aklımda kaldığı kadarıyla...

Bu kitabını ise bir arkadaşımdan aldığım e kitap dosyasının içinde gördüm. Zaten kısaydı ve bir göz atayım derken bitirdim.

Okuduğum için pişman mıyım?

Sayılır

Peki neden bitirdim?

Belki arka sayfada ilgi çekici bişeyler vardır. Yoksa 100.000 ler satarmıydı düşüncesi...

Neler anlatıyor, konuşulduğu gibi cinsel içerik dolu bir kitap mı?

Ne anlattığını bende anlamadım. Benimle mi konuşuyor, kendi kendine bişeyler mi anlatıyor, anlattığı adam kim -belki de kadındır çünkü bi ara iyice karıştı- Ve hep içsel gezintiye çıkıyoruz. Yaşadıklarından çok hissettiklerini yazmaya çalışmış ama olmamış. Cinsellikten eser yok denebilir.

Tavsiye edermisin?

Hayır. Pucca'nın günlüğü bundan çok çok çok daha iyiydi.

Benim yorumlamam bu kadar.

24 Mayıs 2015

Bin Muhteşem Güneş

Khaled Hosseını


Halit Hüseyni'nin (Khaled Hosseini) Ve Dağlar Yankılandı ile Uçurtma Avcısı romanlarından sonra okuduğum üçüncü romanı. Konumuz yine Afganistan. Bu kez olaylar Meryem ve Leyla karakterleri çevresinde dört bölümde anlatılıyor.

Kitap herkesten uzak küçük bir kulübede annesiyle yaşayan harami (gayri meşru) kız çocuğu Meryemle başlıyor. Arada sırada kendisini ziyarete gelen babası Celil ile hasret gidermektedir. Ancak babası çok istemesine rağmen Meryem'i yanında götürmeyi kabul etmemekte, her seferinde bir bahane bulmaktadır. Bir gün Meryem, annesi Nana' nın tüm yalvarmalarına kulak asmaz ve babasının kapısına dayanır. Ancak Celil yine kızını eve aldırmaz ve şoförüyle geri gönderir. Meryem kulübeye döndüğünde annesi Nana' nın kendini astığını öğrenir. Tüm hayatı boyunca bu ölümden kendini sorumlu tutar. Baba Celil ise kızını eve kabul etmek zorunda kalır ancak yaşça çok büyük olan Raşit ile 14 yaşındaki Meryem' i evlendirerek tekrar evinden gönderir.

Leyla ise Raşit ile Meryem'in komşu çocuğudur. Babası tarafından sürekli okuması yönünde teşvik edilir. İki abisi de Afganistan savaşına mücahit olarak katılmışlar ve şehit düşmüşlerdir. Mahallede tek bacağı olmayan Tarık ile çok iyi arkadaştır. Hatta karşılıklı itiraf edilemeyen bir aşk yaşamaktadır. Tarık' ın Leyla' ya ailesi ile birlikte Afganistan' dan ayrılacağını söylediği gün birlikte olurlar ve Leyle hamile kalır. Bir süre sonra da hava bombardımanında babası ve annesini kaybeder. Molozların altından Meryem' in yardımıyla kurtulur ve tedavi edilir. Raşit ise nikahsız bir kadının evinde kalamayacağını bahane ederek zaten göz koyduğu Leyla' yı da nikahına alır. Leyla önce bir kız çocuğu daha sonrada Raşit' ten bir erkek çocuğu dünyaya getirir. 

Yıllar sonra öldü sanılan Tarık ansızın çıkagelir. Bu buluşmayı öğrenen Raşit, Leyla' yı öldüresiye döver. Bu dayaktan engel olmaya çalışan Meryem' de nasibini alır. Ancak Raşit' in Leyla' yı öldüreceğini anlayan Meryem, Raşit' in başına kürekle vurarak öldürür. Leyla' nın beraber kaçalım teklifini ömür boyu kaçak olarak yaşar, rahat edemeyiz diyerek reddeder ve kendini feda eder. Yargılanan Meryem bir meydanda halkın içinde infaz edilir.

Tarık ile Leyla ise ise savaş bittikten sonra rahat yaşamlarını bırakarak Afganistan' a, gelerek Meryem' in kulübesini bulurlar.

Yazar savaşın doğurduğu yıkımları, toplumda yarattığı travmayı, yaşattığı acıları ve çaresizliği o kadar güzel betimliyor ki adeta yaşıyorsunuz. Bir yazarın ülkesi için nasıl savaşabileceğinin en güzel örneği bu adam...

Romanı görürseniz hiç tereddüt etmeden almalısın sevgili okur...

Keyifli okumalar...

Arka kapak yazısı;


Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistanın Khaled Hosseinide yaşadığı gibi…

Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısıyla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseininin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden…

Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar…

Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem.

Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla "beklenen" bir roman…

19 Mayıs 2015

KELEBEK // KATHYRN HARVEY

KELEBEK // KATHYRN HARVEY

Kitabı okumaya başladığınızda fantazi dünyasına adım atıyorsunuz. Sonra birden Rachel isimli 14 yaşında okuma ve yazmayı annesi tarafından öğrenmiş bir kızın dramının içinde buluyorsunuz kendinizi. 

Hikaye bir gece eve sarhoş gelen babanın Rachel'e tecavüz etmesi ve annenin yardımıyla Rachel'in evden kaçmasıyla başlıyor. Rachel kaçış yolunda kendisine yardımcı olduğunu sandığı ve oldukça yakışıklı olan Danny ile karşılaşıyor ve ona aşık oluyor. Ancak Danny, Rachel'i bir geneleve bırakıyor. Uzun bir süre Rachel, Danny'nin kendisini mecburiyetten geneleve bıraktığına ve bir gün kendisini kurtararak mutlu bir yuvası olacağına inanıyor. Ancak bu hayali Danny'den hamile kalan Rachel'in, Danny'in zorla çocuğunu aldırtmasıyla son buluyor. Ayrılık konuşmasında Danny ileride çok büyük bir adam olacağını, bu nedenle geride gayrimeşru bir çocuğa ve kadına hayatında yer olmadığını söyleyerek ayrılıyor. Üstelik zaten çirkin bir kız olan Rachel'in genelevden kovdurup bir gün karşısına zengin birir olarak çıkmasınında önünü kesiyor. Rachel içinse artık hayatının tek bir amacı vardır; Danny'den intikam almak...

Romanın büyük bölümü Danny ve Rachel'in zengin olma mücadelesiyle geçiyor. Danny bir arkadaşıyla gezici bir papazın yanında çalışmaya başlıyor. Gittikleri her yerde halka vaaz vererek para kazanıyorlar. Bunu yeterli bulmayan Danny bir gün çölün ortasında papazı otobüsten atarak işi kendisi devralıyor. Bir süre sonra da etkileyici hitabı ve karizmasıyla ünleniyor. Tabiri caizse paraya para demiyor. Hatta o kadar ilerliyor ki vaaz ayinlerinde bir kaç kez ölüyü dirilterek (!) ününe ün katıyor. Tabiki bu ün ve karizmasıyla hedefini daha da büyüterek ABD'nin başkanlığı için aday oluyor.

Rachel ise küçük bir kafede iş buluyor ve ismini Baverly Hills olarak değiştiriyor. Burada yaptığı çöreklerle iş yerinin dahada büyümesine ve tanınmasına neden oluyor. 2 yıl sonrada estetik ameliyatla güzelleşiyor. Bu sürede o küçük kafe artık zincir halini alır. Ve sahipleri öldüğünde mirasın Baverly Hills'e kaldığı ortaya çıkıyor. Baverly işin başına geçtikten sonra bir erkek mağazası satın alııyor. Ancak magazaya gelen kadınların kıyafetlerden çok mankenlerle ilgilendiğini farkederek magazanın üst katına kadınların tüm fantazilerini gerçekleştirebileceği bir erkek genelevi kuruyor. Kitabın tanıtımında öne çıkan yerde işte burasıdır.

     Beverly Hills'te, seçkin bir erkek giyim mağazasının üst katında bulunan Kelebek adında özel bir kulüp. Orada tüm bilgiler gizli. Yalnızca en cesur olanlar üye olabilir ve herkes tek bir kişi önerebilir. Maskeli bir hırsız, soylu bir beyefendi, bir müttefik askeri ya da kovboy. Sizi gizli cinsel fantezilerin dünyasına çekmek için oradalar.... Düşlediklerinizden de ötesi için....
     Hırslı bir avukat, Jessica. Cömert bir işletmeci, Trudie. Ve başarılı bir doktor, Linda. Onlar maske altına gizledikleri arzularını bir bir yaşamak için sabırsızlanıyorlar. Gerçek hayatlarında hiç olmayacağı kadar.
     Ama onlardan daha gizemli biri varsa o da Kelebeki yaratan kadındı. Kimliğini saklamak için adını, aksanını hatta yüzünü bile değiştirmişti. Ve artık tek arzusu, çocukluğundan beri peşinde olduğu şeyi onu zirveye taşıyacak veya çevresindekilerle birlikte onu yok edecek olan gizli bir saplantıyı hayata geçirmekti.
          Şehvetin, umutların ve hayallerin gerçeğe dönüştüğü, fantezilerin vahşi birer nehir olup aktığı bir yer...  Güç ve arzuya susamışlığın hikayesi. 

Romanda olaylar sırayla ilerlemiyor. Mesela Rachel ile Baverly'in aynı kişi olduğunu kitabın ortalarında anlıyorsunuz. Yan karakterlerin hikayeleride başarıyla işlenmiş ve kesinlikle cinsellik ön planda değil. 

Kurgusu ve gizemiyle oldukça başarılı. Okumanız dileğimle. Sevgiyle kalın

2 Mayıs 2015

Asıl Ben Teşekkür Ederim...



Engelim Olmayın Derneği desteğimden dolayı teşekkür etmiş. Aslında yaptığım tema kurmak ve düzenlemekten ibaretti. Yine de şu sanal alemde yaptığım en huzur verici işlerimden biri. Umarım hedeflerine en kısa zamanda ulaşırlar.