24 Nisan 2014

Kişisel Blog Serüveni

Kişisel Blog Serüveni

Temel soru kişisel blog nasıl olmalı?

Bu soruya yazının sonuna doğru cevap arayalım. Şimdilik kişisel blogların dünü ve bugününden bahsedelim isterseniz...

Konu üzerinde kafa yormadan önce tüm kişisel blog yazarlarını kucaklayalım. Onlar candır, donanımlıdır, sevilmeli ve takip edilmelidir. Yazmanın zorluğunu, okumayan ve araştırmayan birinin yazamayacağını en iyi onlar bilir. Okuduğunuz satırlar yazılmadan önce kaç kez boş ekrana bakılıp kapatıldığını, kaç kez silinip tekrar yazıldığını, iki cümle arasında kaç dakika durup beklendiğini, düşünüldüğünü yazmayı denemeden okuyan bilemez... Bu kadar övgüden sonra konumuza dönelim :)

Kendini kişisel blog yazarı olarak tanımlayan ve Kişisel blogları okumayı seven biri olarak son dönemlerde evrim geçirdiğimizi söyleyebilirim. Takip ettiğim bloglar üzerinden örneklendireyim hemen. Daha önceki bloglar Kim Lan Bu Hayatımın Erkeği, Uyandım Saçmaladım tarzındaydı. Blogger profili üzerinden kendinden bahsedilir ve kategorisiz bir şekilde tek sayfa üzerinden paylaşımlar yapılırdı. Kullanıcının farklı ilgi alanları varsa -şiir, roman yada fotoğraf gibi- her biri için ayrı bir blog açılırdı. Kabul etmeliyim ki kopyala yapıştır yapmadan, kendine özgü ve farklı alanlarda blog tutmak oldukça zordu. Zaten başarabilen de oldukça azdı.

Şimdilerdeyse bloglar daha bir web sitesi vari. Hatta tasarım sektörünün gelişmesiyle bloglarını web sitesi olarak kullanan onlarca kullanıcıyla karşılaşmak mümkün. Reklamlardan vs. para kazanmak için yazılan -kişisel, teknoloji adı ne olursa olsun- blogları konumuzun dışında bırakalım. 

Temaların gelişmesiyle özellikle de haber sitesi görünümlü blogların kişisel blog olamayacağı kanaatindeyim. Bunu yanında farklı konularda yazanlar için kategorilerin, blogların olmazsa olmazlarından olduğunu düşünüyorum. Kategorinin, konuların çöp olmasın engelleyen önemli bir faktör olduğu unutulmamalı. Kitaplığınızdaki kitapları kategorize etmek gibi... Fildişinden Kule ve eqzdemir iki güzel örnek...

Peki kişisel blog nasıl olmalı, neler yazılmalı ?

Kişi ne isterse yazmalı. Bir konuda uzman olmasına gerek yok. Kullandığı telefondan bahsetmek istiyorsa bile bunu bir teknoloji sitesi gibi değil de kullanıcının hissini yansıtarak yapmalı.Kendi kaleminden ve samimi olmalı.

Bizi neden okusunlar, ben kimin ki?

Tanınmış biri değilseniz -benim gibi- birilerinin sizi fark etmesini sağlamalısınız. Diğer blogları takip edip yorum bırakabilir, konuk yazarlık yapabilir, radikal blog yada yazar kafe gibi önemli sitelerde yazarlık yapabilirsiniz. Bunun yanında kişinin kimliğiyle yazmak zorunda olmadığını hatta rumuz ismi ile daha özgür ve daha içten yazabileceğini düşünüyorum. Kişiden ziyade fikirler daha önemli değil mi sizce de?

Diğer yöntem ise blogunuzu kaynaga çevirmek. İşin tadını kaçırmadan ve her şeye sazan gibi atlamadan.  Blog tasarım kategorisinde bunun işe yaradığını tecrübe ettim. Her seferinde google'den aradığım konuları kendime göre düzenleyip paylaştım. Zamanla aynı sorunu başkalarının da yaşadığını ve bu konuların işe yaradığını görmek ayrıca mutluluk kaynağı... Şimdilerde ise bir Eğitim kategorisi oluşturmayı düşünüyorum. İlk işimse daha öncelerde tecrübe ettiğim radyo yayını yapmak konusunda olacak...

Sonuç olarak; blog tutmak emek ve zaman isteyen bir iş. Yazmayı ve paylaşmayı seven için ise inanılmaz bir mutluluk...
Önceki Yayın
Sonraki Yayın

Yazar Hakkında


Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer. 


6 yorum :

  1. Bence çok kaliteli bir yazı çıkarmışsın ortaya hocam. Emeğine sağlık. Sitemi örnek verdiğin içinde çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim... Takip etmekten zevk aldığım bloglardansın...

      Sil
  2. Bence kişisel blogcu herşeyden önce zevkini ön planda tutmalı. Sevdiği, merak ettiği ve denediği şeyleri yazmalı. Kişisel blog evde arkadaşlarına çiğköfte yoğuran ve etten kaçınmayan malzemeden kaçınmayan kar etme korkusu olmayan reklam korkusu olmayana profösyönel blog ise malzemden kaçan kar etmek isteyen zevkten çok müşteri talebini ön planda tutan çiğköftecidir.

    Ünlü bir blogcunun bir kanalda blogcunun her yerde olması gerekir bütün sosyal paylaşım sitelerinde kendini tanıtması gerekir dedi kişisel blogcunun buna ihtiyacı yoktur. diyelim ki hafta sonu eğlenmek için balığa çıktınız o zaman herkese haber vermeye gerek yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle... Aslında temel mesele zevk almakta yatıyor. Yaptığın işi seversen başarı kendiliğinden geliyor...

      Sil
  3. Blog yazmak çok başka bir duygu ve eylem..tam dört yıldır blog yazıyorum ..dışarıdan nasıl görünüyor bilmem ama her yayını özen ve titizlikle severek hazırlıyorum ..kopyala yapıştır yayın ise sanırım maksimum 2 veya 3 yazı olmali bunlar da kısmen kaynağı belirtilmiş alintilardan ibarettir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazanı yormayan okuyanı etkilemiyor maalesef. Bu nedenle çok emek isteyen bir iş blog tutmak. Aklıma geleni yazarım diyen için twitter ideal bence

      Sil