26 Haziran 2013

Baba ve Piç // Elif Şafak

Bir ay kadar önce okumaya başladığım bir kitap Baba ve Piç. Başlar başlamaz kitabın baş karakterlerinden Zeliha nın tecavüze uğradığını bir arkadaşımın 'Zeliha ya kimin tecavüz ettiğini söylesem mi acaba' cümlesiyle öğrenmiştim. Kitabı bırakmayı aklımdan geçirsem de aslında benim için önemli olanın romanın sonunda ne olduğu değil, romandaki karakterlerin olaylar karşısındaki tepkilerini merakım devam etmemi sağladı. Öyle ya bir Kemal Sunal Filmini on kez izleyip zevk alabiliyorsak sonunu bildiğimiz bir kitabı okumaktan neden zevk almayayım? İyi ki bırakmamışım...

Okumaya başladık başlamasına da tüm ülke olarak akıl tutulması geçirdiğimiz Gezi Parkı olayları nedeniyle bir süre kapatmak zorunda kaldım. Öyle ye her yerde ve her koşulda e kitap okumak mümkün olamıyor malesef.  Bu kadar lak laktan sonra kitap için de bir iki kelam etmek lazım;

Kitap İstanbul- San Firansisco arasında geçiyor. Müslüman-Türk Kazancı ailesiyle, Ermeni asıllı Amerikalı Çakmakçıyan ailelerinin iç içe geçmiş hayatları etkileyici ve akıcı bir dille anlatılıyor. Ermeni sorunumuzla ilgili ermeni tezleri üstüne basa basa anlatılıyormuş gibi dursa da aslında olaya nasıl baktıklarını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Aile fertlerinin iç içe geçmiş yaşam alanlarında kimi zaman birbirlerinden kaçışları, beğenmeme duyguları tam bizlik. Bir de Kazancı ailesi erkeklerinin 41 yaşına gelmeden ölümleri var ki karşımıza erkeksiz bir aile çıkarıyor. Hemde boy boy, kuşak kuşak.  Hele son bölümlerdeki cenaze arabası şoförünün tabutların üzerine serilen takım bayraklarıyla ilgili tespitleri uzun süre tebessüm ettirdi bana. Öyle ya Allah 7. kat semaya görkemli bir futbol sahası kurup onları oraya almıyor ya. Birde zenginler için söylediği kefenin cebi yok ki, herkes pamuklu kefene sarılacak tespiti. Sanki bizim mahalleden bir amca anlatıyor...

Ben okuduğuma pişman olmadım, siz de olmazsınız...

Sahi; kim tecavüz etti Zeliha ya ? :))

Selametle...

Önceki Yayın
Sonraki Yayın

Yazar Hakkında


Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer. 


1 yorum :

  1. belkide o arkadaşın heyecanını artırmak için daha hızlı okuman için söylemiştir hem sonunun öyle olduğu nerden belliydi ki ? ben arkadaşınızın tarafındayım :)

    YanıtlaSil