28 Aralık 2012

Rica...

Rica...
Tam olarak tarih belli değil ama önümüzde ki üç ay boyunca sıkı bir sınav maratonuna hazırlanmaya karar verdim. Bu nedenle bu süre boyunca sanal alemde sadece takipçi olarak kalacağım.  Son olarak Bir terörist nasıl yetişir i yazı dizisi olarak yazmayı kararlaştırmıştım. Bu konuyu -uzun yazılar pek okunmadığından dolayı- özet olarak paylaşmaya çalıştım. Ama konuyu yabancı gözüyle dönüp tekrar okuduğumda bölümler arasında kısmen kopukluk olduğunu fark ettim !!!

Önümdeki üç aylık dönem sonunda Bir terörist nasıl yetişir i e-kitap yapmaya karar verdim. Anlatmak istediğim konuda Bilgi, belge, örnek olay, video vb paylaşmak isteyen olursa çok makbule geçer... Kim bilir belki de yazarlık konusunda ilk deneyimimiz olur  !!!

Selametle//

19 Aralık 2012

Bir Terörist Nasıl Yetişir -3-

Bir Terörist Nasıl Yetişir -3-
....
Eylemlere tam anlamıyla katılmaya alışan kahramanımız için artık seviye atlama dönemi gelmiştir. Eylemlerle gruba ait olduğunu kanıtladıktan sonra sıra grup için bir şeyler yapılabileceğinin gösterilmesi gerekir. 

Bu safhaya kadar gruba ait olan kişilerle diğerlerini ilk bakışta ayırt etmek gerçekten zordur. Çünkü canı yanan ya da duyarlılığını göstermek isteyen insanlarla örgüt adına eyleme katılan insanlar yan yanadır. Hiç bir eylemde eyleme katılacakların listesi önceden belirlenemez. Kimin ne için eyleme katıldığı genellikle eylemin dağılım aşamasında ortaya çıkar. Kimileri sessizce dağılırken kimileri de ortalığı karıştırma, polis müdahalesi olsun peşindedir. Seviye atlandığında artık polis müdahalesi de yetersiz kalmaktadır. Sıra kendini zorla göz altına aldırma aşamasına geçilmelidir. Bu gözaltı mümkünse öyle bir göz altı olmalıdır ki slogan atarken, yerlerde sürüklenirken ve zafer işareti yaparken ulusal basın çeksin. Yani hem propaganda yapılırken hem de mazlum oynanmaya devam edilsin...



Halkın izlediği görüntüler buraya kadardır. Ya sonra? Bu görüntüler sonrasında özellikle örgüt için inanılmaz kazanımlar vardır. Kendini gözaltına aldıran kişi örgütüne, bak ben senin için her şeyi yapıyorum mesajı verir. Ve her gözaltına alınma da örgüt nezdinde rütbe almak, yeni mevkilere yükselmek anlamına gelir. Aslında gösterici için gözaltına alınmak rütbe almak, örgütün üst kadrosuna doğru basamakları teker teker çıkmaktır ve bunun içinde gözaltına alınmaya değer. 

Asıl kazanımı ise örgüt yapmıştır. Öncelikle toplumsal gösteride olay çıkarmanın cezasının yok denecek kadar az olduğunu örgüt avukatları çok iyi bilmektedir. Göz altına alınan kişi için hemen bir avukat görevlendirilir ve o kişiye 'sen hiç bir zaman yalnız değilsin, biz her zaman ve her şartta senin yanındayız' imajı verilir. Zaten az bir ceza ile salınacak olan şahsa örgüt 'bak sen bizim için gözaltına alındın ama biz de seni kurtardık' mesajını kuvvetle verilir. Aralarında kırılamaz bir bağ oluşur. Örgütün tek kazanımı da bu değildir. Kısa bir süre öncesine kadar devletin yani sitemin başarılı bir öğrencisi olarak üniversiteyi kazanan genç artık yavaş yavaş sistem dışına çıkmaktadır. Devletin gözünde suçlu konumuna düşürülmüştür. Bundan sonra artık güçlü bir propaganda ile 'bak en basit hakkını bile arayamıyorsun, her yerde polis şiddeti, bu düzen böyle gitmez, gitmeyecek, hep birlikte değiştireceğiz' konusu işlenir. 

Bir kaç gözaltı sonrasında artık devlet gözünde tehlikeli görülürken kişi de bu devlette görev alamayacağını anlamıştır. Tamamen sistem dışına çıkmıştır. Üniversite okuması anlamsızlaşmıştır. 

18 Aralık 2012

Bir Terörist Nasıl Yetişir -2-

....
Sıradan bir insan düşünün. Mesela kendinizi. Bulunduğunuz bir şehirden başka bir şehre gitmeyi düşünseniz ayrıntılı bir plan yapmanız gerekir. Hatta gitmek istediğiniz şehirde eski bir dost, akraba vs olsa dahi planınızı önceden yapmalı, gitmek istediğiniz kişileri de haberdar etmelisiniz. Bir insanın çat kapı gidebileceği şehir sayısı ya birdir ya da olsa olsa ikidir. Eğer bunlarda yoksa iyi ve rahat edilecek bir otel ayarlanmalı, sonra gezilecek yerlerin ve yöresel lezzetlerin bir listesi çıkarılmalıdır. 

Peki aklınıza ilk gelen şehre gitseniz ve orada karşılansanız ne güzel olurdu değil mi ? Gittiğiniz her şehirde sizin gibi düşünen, sizin verdiğiniz değerlerle beslenen binlerce insanın olduğunun bilinmesi, sizi ilk kez gören bu insanların kardeşten daha öte size sahip çıkması, evine alması, şehrin en güzel yerlerini gezdirmesi, yöresel tatları en güzel mekanlarda tattırması, benzer bir arkadaşlık grubu içerisinde hiç yabancılık çekmeden her yerde yaşamak... Bu liste uzayıp gider... Yani her gittiğiniz yerde, bir bakan hatta Cumhurbaşkanı gibi karşılanma hissi... Gruba ait olma hissi, güven duygusu, kendi değerinin başkaları tarafından da fark edildiğini düşünme...  

Aileden koparak özgür kararlar vermeye başlayan gencimiz artık sosyalleşme dönemini de büyük oranda tamamlamıştır.  Şimdi sıra duyarlı bir birey olma yolunda ilerlenmelidir. Mükemmel bağları olan arkadaşları ile artık oldukça masum (!) mitinglere katılma zamanı gelmiştir. Nerede olursa olsun 'Doğa için yürüyelim', ' YÖK e Hayır', ' Parasız Eğitim İstiyoruz' türü mitinglere katılmaya başlanır. Bir kısmı yasal olan bu mitinglerin geneli gerekli makamlara bildirim yapılmadan yani izinsiz yapılan gösterilerdir. Görünüşte masum olan bu mitinglere katılmakla hem safınızı belirlemiş olursunuz hemde arkadaş çevrenizin övgüsünü kazanırsınız. O gün için daha da önemlisi artık kendinizi çevresine, yaşanan olaylara duyarlı entellektüel biri olduğunuz duygusudur ki paha biçilemez. 


Gösteriler deyip geçmeyin!.. İzinsiz yapılan yani yasal olmayan gösterilere bir de Polis müdahalesi gelirse yeme de yanında yat kıvamında bir olay olur. Polisin müdahale ettiği toplumsal gösterilere dikkat edin. Müdahale öncesi gösterici grup özellikle polise diklenir. Polisi kararından vazgeçirmek için değildir bu diklenme. Tamamen polisin sabrını taşırıp gösterinin zor kullanılarak dağıtılmasını sağlamaktır. Burada amaç olay çıkmasını sağlayarak olayı ulusal basın aracılığı ile geniş kitlelere duyurmak ve dahada önemlisi mazlumu oynamaktır. Çünkü halk her zaman mazlumun yanındadır. 




Anlatmak istediğimi en güzel anlatan aşağıdaki videodur...

http://www.akilli.tv/video/547286/hopa-gerginligi-ankaraya-sicradi.aspx

Devamı gelecek...

17 Aralık 2012

Bir Terörist Nasıl Yetişir -1-

Geride kalan Üniversite hayatı, 7 yıllık mesleki tecrübe ve alınan onca seminer sonrasında Anadolunun bağrından kopan bir gencin akılları zorlarcasına nasıl azılı bir cani, acımasız bir terörist oluşunun serüveni hakkında bir kaç kelam etmek lazım... Beyinlerin nasıl yıkandığı, kalplerin nasıl kazanıldığı ve temelsiz bir davada hayatların nasıl heba edildiği aslında bir makale konusu değil başlı başına bir tez konusu olmalıydı. Ama benim  üzerinde durmak istediğim yukarıda da yazdığı gibi akıldan geçenlerin karalanması şeklinde olacak...

Burada olayı yaşanmış bir hikayenin genellenmesiyle  anlatmak sanırım daha anlaşılır olacaktır. Bir olayın genellenmesi ne kadar doğrudur tartışılır ama örgütlerin adam kazanma taktikleri hep aynıdır. 

Öncelik bir gencin ailesinden koparılmasıyla başlar. Bunun için Üniversiteyi yeni kazanmış gençler biçilmiş kaftandır. Tam olarak bireysel özgürlüğünü kazanamamış, hala aile kontrolünde olan gençlerin kazandırılması eğer aileninde o örgüte yatkınlığı yoksa bir hayli zordur. Üniversite öğrencisi ise özellikte gurbette okumaya başladıysa tam anlamıyla özgürlüğün, kendi kararlarını vermenin ve denetimsizliğin karmaşası içindedir. Yeni bir hayat. yeni bir düzen ve yeni arkadaşlıklar. Bütün bu hengamenin içinde benzer düşünce kalıbı içindeki aileden farklı görüşlerin karışımı olan okul hayatı ilk farklılaşımın başlangıcıdır. 

Tam anlamıyla sudan çıkmış balık konumunda olan arkadaşımız da değişen arkadaş çevresiyle de entellektüelleşme yolunda adımlar atmaya başlar. İşte bu noktada örgütlerin açık hedefi haline gelir. Öncelikle edindiği iyi bir arkadaş (!) sayesinde daha sosyal ve daha samimi, Çıkarsız (!) bir arkadaş grubu edinmiştir. Daha sosyal, daha eğlenceli, dopdolu bir dönem başlamıştır.   Eğlenceler ve kültürel etkileşim peşisıra gelir. 



Not : Resimler temsilidir... Devamı gelecek...

Hz. Süleymanın Krallığı – The Kingdom of Solomon

Tembelliğimin tavan yaptığı, paylaşma konusunda kıpırdayamadığım son günlerde ha gayret edasıyla 2. gün önce izlediğim film hakkında bir iki kelam edeyim istedim.

Film 2010 yapımı... Hz. Davut (a.s) oğlu olan ve kendisi de bir peygamber olan Hz Süleyman krallığının başındadır.Film de heyecan her şeyin yolunda gittiği sanılan bir dönemde Hz Süleyman rüyasında kendi bedenini bir ceset olarak görmesiyle başlar. Peygamber bu rüyanın tevili ve kendisine ilham olunmasıyla kendisini bekleyen büyük bir savaşın hazırlığına girer.

O güne kadar insanlara sadece vesvese vermek suretiyle zarar veren Cinler ve şeytanlar artık bedene bürünüp savaşacaktır. Bu konuda halkını bu büyük savaşa hazırlamaya çalışan Hz. Süleyman bir kısım halkını ikna edemez.

Sonunda Hz. Süleyman ın beklediği şekilde bu büyük savaş başlar.  Krallığının her yerine süvarileriyle yetişemeyen kral, Allah (c.c) yardımıyla bir mucize gösterir ve halkını bu büyük beladan kurtarır. Bu savaş sonunda da Allah (c.c.) Hz Süleyman a cinlere ve şeytanlara hükmetme gücü verir.

Film konuya ve tarihe meraklı olanlar için kaçırılmaması gereken bir film. Ama savaş sahneleri konusunda o kadar da başarılı olduklarını söylemek mümkün değil... Özellikle de spartacus la karşılaştırıldığında vasat...




12 Aralık 2012

Raven- Kuzgun

Sınav öncesi sessizlik serisinin 2. filmi olarak Kuzgun dan bahsetmek istiyorum..

Film de bir dedektif ile cinayet romanı yazarının, romanlardan etkilenerek aynı şekilde cinayetler işleyen seri katilin arsında geçen kedi- fare oyunu anlatılmış... Seri katilimizin, yazarımızın (başrol) sevgilisini kaçırmasıyla heyecan doruk noktaya çıkıyor... Artık gerilim filmlerinde klişeleşen hatta yerli dizilerimize bile nüfuz eden canlı tabuta konma sahnesinin benzerini burada da görüyoruz... Her ne kadar klişeleşen diyerek küçümsemiş görünsem de sahneler, oyunculuk ve kurgu etkileyici olmuş. Özellikle de seri katilimizin beklenmeyen biri çıkması, yazarımızla pazarlığı ve sevgiliye dair fedakarlığın işlenişi mükemmeldi.

Gerilim sevenlerin mutlaka izlemesi gereken bir film. Kaçırmayın...


10 Aralık 2012

Çalıntı Hayat


Yeni bir çalışma maratonu öncesi kendimi rahatlama moduna sokmuş durumdayım. Zaten bloggerlık konusunda da sıkıntı çektiğim bir dönemde kendime gelmek, kafamı toplamak için bir film izledim...

Çalıntı Hayat' ta yazma konusunda sıkıntı çeken genç bir yazarın sevgilisinin antikacı dükkanından aldığı eski bir çantayı hediye etmesiyle hayatı değişir. Genç yazarın çantanın içerisinden çıkan isimsiz taslak bir romanı, kendi romanı olarak piyasaya sürmesi, sonrasında gelen şatafatlı bir hayat ve vicdani sorgulamalar... İç içe geçmiş hayatlar silsilesi mükemmel bir tarzda anlatılmış.



Son zamanlarda izlediğim, bir hikayesi olan mükemmel bir film... Film sevenlere tavsiye olunur...

6 Aralık 2012