27 Ekim 2012

Ah Şu Eski Bayramlar Edebiyatı

Ah şu bayramlar edebiyatı gençliğin en çok canını sıkan konuların başında geliyordur eminim. Her bayram sabahı babamızın elimizden tutup büyüklerinin yanına zorla götürmeleri, bizim hiç mi hiç ilgimizi çekmeyen konularda belkide saatlerce konuşmaları, sıkıcı, bunaltıcı ve geçmek bitmeyen saatler... Sonra zorla ele tutuşturulan telefonla bayramdan bayrama konuşmak zorunda olduğun büyüklerin vardır. Bu konuşma artık bayramlaşmadan çok bayram görevi olarak üzerimize yapışmıştır. 

Bizim hemen bu sıkıcı durumdan kurtulup kendimizi panpaların, kankilerin yanına atmamız gerekir. Bayramı bayram yapan şeyin doyasıya eğlenmek olgusu bilinç altımıza oturmuştur. Kuşak farkı bizi boğar bize uzak aile büyüklerinin yanında. Hayat bir an anlamını yitiriverir. 
Peki bu düşüncenin bizi ne hale getirdiğini hiç düşündünüz mü? Ya bizi bunaltan şey aslında üzerimize yapıştırılan bayram görevleri değil de bizim samimiyetsizliğimizse? Hep insanların iki yüzlü olduğundan dem vururken yaşlı ana babayı paçavra gibi atmak mıdır adamlık?.. 
Bu konuda TRT ye teşekkür etmek lazım tüm doğallığıyla insanlıktan kopuşumuzu hatırlattığı için...

Bu vesileyle yazıyı okuyan herkesin Kurban Bayramı Mübarek olsun... Kurbanlarınızı Allah Kabul etsin... Selametle Kalın...

Önceki Yayın
Sonraki Yayın

Yazar Hakkında


Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer. 


0 yorum yapıldı :